Bir zamanlar futboluyla Türkiye'nin gündeminde olan Adana, bugün iki köklü kulübünün yaşadığı büyük düşüşü konuşuyor. Adanaspor ve Adana Demirspor tepetaklak aşağı inerken, Adana 01 FK ve Adaletgücü ayakta kalmaya çalışıyor. Peki bu şehrin futboluna kim sahip çıkacak?

Adana'nın futbol adına artık neyi kaldı?

Bu soruyu sormak bile insanın içini acıtıyor.

Çünkü Adana, futbol kültürü olan bir şehir. Tribünleriyle, tutkusu ile, yetiştirdiği futbolcularla ve yıllardır süregelen rekabetiyle Türkiye futbolunda kendine özel bir yeri vardı.

Bugün ise o eski günlerden geriye büyük bir hayal kırıklığı kalıyor.

Bir tarafta Adanaspor, diğer tarafta Adana Demirspor...

İki köklü kulüp de tarihinin en zor dönemlerinden geçiyor. Sahadaki sonuçlar kötü, ekonomik tablo ağır, gelecek ise belirsiz.

Bir zamanlar Adana'nın gururu olan bu iki kulübün bugün bulunduğu nokta, sadece taraftarları değil, bütün şehri düşündürmeli.

İki köklü kulüp, aynı çıkmaz

Futbolda başarısızlık olabilir.

Bir takım küme düşebilir, kötü sezon geçirebilir, yönetim değişebilir.

Bunların hepsi futbolun içinde var.

Ancak mesele yalnızca bir sezonun kötü geçmesi değil. Asıl sorun, kulüplerin geleceğe dair sağlam bir plan ortaya koyamaması.

Adanaspor'un ve Adana Demirspor'un yaşadığı süreç, artık günü kurtarma anlayışının kulüpleri hangi noktaya getirebildiğini gösteriyor.

Taraftar ise bütün bunları tribünden izliyor.

Kimi zaman öfkeleniyor, kimi zaman tepki gösteriyor, kimi zaman da "Ne olacak bu takımın hali?" diye soruyor.

Ama cevap veren yok.

Ayakta kalmaya çalışanlar var

Bütün bu karamsar tablonun içerisinde Adana futbolunda bir umut ışığı yakmaya çalışan kulüpler de var.

Adana 01 FK, hedefleri ve mücadelesiyle şehrin futbolunda yeni bir hikâye yazmaya çalışıyor. Adaletgücü de kendi imkanlarıyla ayakta durmaya ve Adana futboluna katkı sunmaya devam ediyor.

Belki imkânları sınırlı.

Belki büyük kulüpler kadar konuşulmuyorlar.

Ama mücadele ediyorlar.

İşte tam da bu nedenle onların da desteklenmesi gerekiyor.

Çünkü futbol yalnızca Süper Lig'den ibaret değil.

Bir şehrin futbol kültürü, altyapısından amatör kulüplerine, genç oyuncularından profesyonel takımlarına kadar bir bütün olarak değerlendirilmek zorunda.

Peki yetkililer nerede?

Asıl sorulması gereken soru belki de bu.

Adana'nın iki köklü kulübü bu kadar zor durumdayken şehir neden bu kadar sessiz?

Belediyeler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, milletvekilleri, kentin ileri gelenleri...

Herkes futbolun kötü gidişatını izliyor ama çözüm konusunda ciddi bir ortak irade ortaya çıkmıyor.

Elbette kulüplerin yönetim sorumluluğu var. Elbette kulüpler kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmeli.

Ancak Adana futbolunun geleceği söz konusu olduğunda kentin bütün paydaşlarının bir araya gelmesi gerekiyor.

Bugün iki köklü kulüp gözümüzün önünde erirken sessiz kalırsak, yarın "Neden Adana futbolu bu hale geldi?" diye sormanın da pek bir anlamı kalmayacak.

Bu şehir futbola yeniden sahip çıkmalı

Adana'nın futbola ihtiyacı var.

Ama daha önemlisi, Adana futbolunun yeniden bir akla, plana ve ortak iradeye ihtiyacı var.

Altyapıya yatırım yapılmalı.

Genç futbolculara fırsat verilmeli.

Kulüpler ekonomik olarak sürdürülebilir hale getirilmeli.

Şehrin iş insanları ve yöneticileri aynı masada buluşmalı.

Ve en önemlisi, futbol sadece seçim dönemlerinde ya da maç günlerinde hatırlanmamalı.

Çünkü Adana'nın futbol sevgisi birkaç kulübün başarısından çok daha büyük.

Bugün Adanaspor ve Adana Demirspor düşerken, Adana 01 FK ve Adaletgücü kendi imkanlarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Ama bu mücadele sadece birkaç kişinin omuzlarında kalırsa, Adana futbolunun geleceğini konuşmak daha da zorlaşacak.

Adana'nın futbolu sahipsiz değildir.

Yeter ki sahip çıkan olsun.

Çünkü bu şehir futbola yıllarca tribünlerde, sokaklarda ve mahallelerde sahip çıktı.

Şimdi sıra, şehrin karar vericilerinde ve futbolun bütün paydaşlarında.

Adana futbolu daha fazla kaybetmeden ayağa kaldırılmalı.