Adana’da dün yapılan TOKİ kura çekilişi, binlerce ailenin hayaline umut oldu.
12 bin 400 kişi hak sahibi olurken, 165 bin 173 başvuru yapıldığı açıklandı.
Rakamlar çok net bir gerçeği gösteriyor:
Başvuru yapanların onda biri bile ev sahibi olamadı.
Adana büyüyor.
Nüfus artıyor.
Kiralar yükseliyor.
Orta gelirli ve dar gelirli vatandaş için ev sahibi olmak neredeyse imkânsız hale geliyor.
TOKİ projeleri umut oluyor ama sayı yeterli değil.
165 bin başvuru, sadece bir kura rakamı da değil.
Bu sayı; Kirada zorlanan aileleri, emeklilikte başını sokacak ev arayanları, yeni evlenen gençleri, çocuklarına güvenli bir gelecek kurmak isteyen anne babaları temsil ediyor.
12 bin 400 konut sevindirici…
Ama 150 binden fazla insan yine beklemede.
Basit bir hesap yapalım:
165.173 başvuru, 12.400 hak sahibi…
Bu tablo, başvuranların yaklaşık yüzde 7–8’inin ev sahibi olabildiğini gösteriyor.
Yani başvuranların büyük çoğunluğu yine kira yüküyle baş başa.
Bu durum, Adana’da konut üretiminin artırılması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Geçmişte gazetecilere yönelik özel konut projeleri hayata geçirilmişti.
Kurasız verilen o evler, mesleki dayanışma açısından önemli bir örnekti.
Bugün neden yeniden yapılmasın?
Gazetecilere, öğretmenlere, sağlık çalışanlarına, emniyet mensuplarına, genç kamu personeline özel projeler üretilebilir.
Bu model hem sosyal adalet sağlar hem de kamu çalışanlarının barınma sorununu hafifletir.
Özellikle büyükşehirlerde görev yapan kamu personeli için konut sorunu ciddi bir motivasyon kaybına dönüşmüş durumda.
Adana gibi gelişen bir şehirde, bu model yeniden tartışılmalı.
Sadece kura projeleri değil, uzun vadeli şehir planlaması da şart.
Yeni yaşam alanları, ulaşım bağlantıları güçlü bölgeler, sosyal donatı alanları, depreme dayanıklı modern konutlar.Adana’nın artık parçalı değil, bütüncül bir konut vizyonuna ihtiyacı var.
165 bin başvuru bir mesajdır.
Bu mesaj nettir:
Adana’da konut ihtiyacı büyük.
12 bin 400 aile sevindi.
Ama 150 binden fazla aile hâlâ bekliyor.
Konut üretimi artmalı.
Meslek gruplarına özel projeler yeniden gündeme gelmeli.
Dar gelirli için erişilebilir ödeme planları oluşturulmalı.
Barınma artık sadece bir yatırım değil, bir sosyal hak meselesidir.
Adana büyüyorsa, konut politikası da büyümeli.