Emekli maaşı gündemden düşmüyor.
Milyonlarca emekli, TÜİK’in açıklayacağı Aralık ayı enflasyon verilerini bekliyor.
5 Ocak Pazartesi günü ilan edilecek 6 aylık enflasyon oranı, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin ocak ayında alacağı zammı belirleyecek.

Şu ana kadar açıklanan beş aylık kesinleşmiş verilere göre yüzde 11,20’lik artış oluşmuş durumda.
Aralık ayı enflasyonu eklendiğinde nihai oran netleşecek.

Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var:
16.881 TL, zamlı değil; şu anki en düşük emekli maaşı.

Aralık ayı enflasyonu bana göre düşük açıklanacak.

Bunu söylemek için ekonomist olmaya gerek yok.
Çünkü artık rakamlarla, emeklinin yaşadığı hayat arasında derin bir uçurum var.

Kâğıt üstünde “ılımlı artış”, mutfakta ise yangın devam ediyor.

Diyelim ki yüzde 12–13 civarında bir artış yapıldı.
Bu artış, 16.881 TL’nin üzerine eklenecek.

Peki sonuç?

Kira yine maaşın yarısından fazla.

Faturalar aynı hızla artıyor.

Market fiyatları geri gelmiyor.

İlaç ve sağlık giderleri sabit kalmıyor.

Yani zam geliyor ama, hayat ucuzlamıyor.

Asıl sorun zam oranı değil.
Asıl sorunların büyüğü kontrolsüz kira artışları.

Kira artışları, emekliye yapılacak yüzdelik zamdan çok daha yüksek.
Bir emeklinin maaşı yüzde 12 artarken, kirası yüzde 40–50 artıyor.

Bu denklemde kazanan yok.
Kaybeden hep emekli.

Resmî enflasyon düşebilir.
Ama emeklinin sofrası ucuzlamıyor.

Pazarda etiketler değişmiyor.

Market kasası hafiflemiyor.

Ulaşım, barınma, sağlık giderleri gerilemiyor.

Enflasyon düştü demekle, hayat ucuzlamıyor.

Emekli zam pazarlığı yapmıyor.
Oran hesabı da yapmıyor artık.

Sorduğu tek soru şu: “Bu maaşla ben nasıl yaşayacağım?”

Ne fazlası, ne eksiği.

5 Ocak’ta rakamlar açıklanacak.
Haberler yazılacak, manşetler atılacak.

Ama ertesi gün emeklinin gerçeği değişmeyecek.

16.881 TL bugün de yetmiyor.
Üzerine eklenecek zamla da yetmeyecek gibi görünüyor.

Sorun zam değil, geçim gerçeği.