Bir ihmaller zinciri, bir denetimsizlik gerçeği ve acı bir Türkiye tablosu…
Türkiye’nin yüreğine bir kez daha kor gibi düşen bir haber…
Minicik Karan bebek…
Anne ve baba…
Ve bir aileyi paramparça eden bir zehirlenme skandalı…
Hepsi, bir ilaçlama şirketinin sorumsuzluğu, denetimsiz bir sektörün boşluğu ve göstermelik kontrollerin yıllardır süren acı sonuçları nedeniyle yaşandı.
Karan’ın hayatına mâl olan bu trajedi, sadece bir “kaza” değil; göz göre göre gelen bir ihmal cinayetidir.
DENETİMSİZLİĞİN BEDELİNİ YİNE MASUMLAR ÖDÜYOR
İlaçlama şirketi…
Göz göre göre, gerekli güvenlik tedbirlerini almadan, insan sağlığını hiçe sayarak, insan hayatıyla adeta kumar oynayan yöntemleri sürdürmeye devam ediyor.
Peki ama neden?
Çünkü bu ülkede ilaçlama sektörünün büyük bir kısmı denetimsiz.
Çünkü “işini düzgün yapmak” yerine “en ucuz malzemeyi kullanmak” tercih ediliyor.
Çünkü yetkisi olmayan kişilere “firma açma” kolaylığı tanınıyor.
Çünkü belediyelerin, ilgili bakanlıkların ve denetim ekiplerinin kontrol mekanizması yıllardır kağıt üzerinde.
Sonuç?
Yine en savunmasız olanlar ölüyor.
Bir bebek… Karan…
Bir anne ve baba…
Bir ömürlük acı…
BU BİR KADER DEĞİL, BU BİR SİSTEM SORUNU
Türkiye’de ilaçlama firmalarının bir kısmı, ruhsatsız çalışan, kalitesiz kimyasallar kullanan, toksik maddelerle insan sağlığını hiçe sayan bir yapıya dönüşmüş durumda.
Her gün sosyal medyada “ilaçlama sonrası zehirlendik”, “evimiz mahvoldu”, “çocuklarımız fenalaştı” gibi paylaşımlar görüyoruz.
Peki bu şikâyetler nereye gidiyor?
Kim takip ediyor?
Kim cezalandırıyor?
Kimse.
Sosyal medyada birkaç gün konuşuluyor, sonra yine unutuluyor.
Bir aile daha gitsin diye mi bekliyoruz?
KARAN’IN ADI BU ÜLKENİN VİCDANINDA KALACAK
Karan bebek, bu ülkenin ihmallerine yazılmış en acı satırdır.
Bir babanın gözyaşları hâlâ yüreğimizde.
Bir annenin sessiz çığlığı kulaklarımızda.
Bir ailenin yıkılışı hepimizin izlediği bir trajediye dönüştü.
Ama mesele sadece Karan değil.
Bugün Karan…
Yarın başka bir bebek…
Sonra başka bir aile…
Bu kısır döngü kırılmazsa, “olağan” hâline gelir.
YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRIMDIR
Artık sabrımız kalmadı.
Artık “soruşturma başlatıldı” cümlelerini duymak istemiyoruz.
Artık “gerekli denetlemeler yapılacak” masalını dinlemek istemiyoruz.
Somut adımlar istiyoruz:
İlaçlama firmalarının ruhsatları yeniden düzenlensin.
Kalitesiz, sağlığa zararlı kimyasalların kullanımı tamamen yasaklansın.
Denetimler yılda bir değil, düzenli ve gerçekçi şekilde yapılsın.
Mesleki yeterlilik belgesi olmayanların sektöre girişi engellensin.
Vatandaşların şikâyetlerini takip eden bağımsız bir birim kurulsun.
Bu olayların üzeri asla kapatılmasın.
Karan’ın ölümü unutulmasın.
Böcek ailesinin yaşadığı dram “bir dosya” değil bir uyanış olsun.
CEVABI BİLİYORUZ
Her ölüm erken…
Ama bir ihmal sonucu olan her ölüm katliamdır.
Karan bebeğin ardından, hepimizin soru sorması gerekiyor:“Bu ülkede bir bebeğin hayatı kimyasaldan daha mı değersiz?”
Cevabı biliyoruz…
Ama değiştirmek bizim elimizde.