Kimi zaman sabahın ilk ışığında bir çukurun başında,
kimi zaman bir yaşlının kapısında görürsünüz onları…
Muhtarlarımız, bu memleketin en sessiz kahramanlarıdır.
Devletin mahalledeki eli, halkın devletteki sesidir muhtar.
Ne bir maaşla ölçülür emeği, ne bir makamla tanımlanır değeri.
O, mahallede bir çocuk hastalandığında ilk aranan,
bir sokakta su patladığında ilk haberdar edilen,
bir düğünde ilk davet edilen,
bir cenazede en önde duran kişidir.
Muhtar olmak, sadece seçim kazanmak değildir.
Bu işin diploması yok, kartviziti yok, ama vicdanı var.
Mahallede bir sokak lambası yanmıyorsa, içi rahat etmez.
Bir komşu dertliyse, onunla dertlenir.
Bir çocuk okula gidemiyorsa, çare arar.
Muhtar, ne sabah mesaisi bilir ne akşam paydosu.
Telefonu hiç susmaz, kapısı hiç kapanmaz.
Çünkü o, “hizmet etmek” kelimesinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Biz Adana’da, yürekten çalışan, halkın içinde olan, gece gündüz demeden mahallesine sahip çıkan yüzlerce muhtara sahibiz.
Kimi kendi traktörüyle yol açar, kimi eline fırça alıp okul boyar.
Kimi yaşlısına yemek taşır, kimi gençlere burs bulur.
Kimi tarlasını bırakır, mahalleye su gelsin diye belediyenin kapısını aşındırır.
İşte bu yüzden muhtar, gönüllü bir hizmet neferidir.
Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer’in dediği gibi:“Muhtarlar bizim elimiz, ayağımız, sesimiz, kulağımızdır. Zeydan Başkan’ın sözü bizim sözümüzdür.”
Bu cümle aslında her şeyi özetliyor.
Bir belediye başkanı ne kadar güçlü olursa olsun, mahallede vatandaşın derdini ilk duyan hep muhtardır.
Bu şehirde hizmetin ilk kapısı muhtarlardan geçer.
Her sabah hizmet için yola çıkan,
yağmurda, çamurda, sıcakta demeden mahallelinin derdiyle dertlenen,
hiçbir ayrım gözetmeden görevini yapan tüm muhtarlarımız…
Sizler bu ülkenin adsız kahramanlarısınız.
Sizler sayesinde köylerimiz nefes alıyor, mahallelerimiz yaşıyor, devletle millet arasındaki o güçlü köprü ayakta kalıyor.
Yarın 19 Ekim…
Muhtarlar Günü.
Ama aslında bugün, vefanın, emeğin ve gönül hizmetinin günü.
Tüm muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü kutlu olsun.
Hep var olun, hep yol gösterin…
Çünkü siz, bu memleketin kalbisiniz.