Bugün Dünya Gıda Günü…

Ama ülkenin dört bir yanında sofralar eksik, tencereler kaynamıyor.
Çocukların sütü, annelerin umudu azaldı, üreticinin gücü tükendi.
Ve biz, hâlâ “tarımsal reform”, “gıda güvenliği”, “sürdürülebilirlik” kelimeleriyle günü kurtarmaya çalışıyoruz.

AÇLIK ARTIK UZAK BİR TEHLİKE DEĞİL

Eskiden “Afrika’da çocuklar aç” denirdi.
Artık bu cümleye ek yapmamız gerekiyor: “Türkiye’de de çocuklar aç!”
Okul çağındaki çocukların büyük kısmı kahvaltı yapmadan okula gidiyor, süt ve meyve artık lüks haline geldi.
Gıda fiyatları her ay yeni rekorlar kırarken, üretici kazanamıyor, tüketici doyuramıyor.
İşte tam da bu tablo, yanlış tarım ve ekonomi politikalarının bedelidir.

TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIK GIDA GÜVENLİĞİNİ YOK EDİYOR

Tarım ve gıda sistemi bugün çok uluslu şirketlerin ve onların yerli ortaklarının kontrolü altında.
Tohumdan gübreye, ilaçtan yeme kadar her şeyde dışa bağımlıyız.
Yerli üretim bitiyor, ithalat kapıları sonuna kadar açık.
Her kriz anında dışarıya yönelen bu anlayış, ülkeyi hem gıda enflasyonuna hem de gıda güvencesizliğine mahkûm ediyor.

Ve asıl tehlike şu:
Artık sadece çiftçi değil, tüketici de üretim zincirinin mağduru.

ÇOCUKLARIN BESLENMESİ DEVLETİN GÖREVİDİR

Bir ülkenin geleceği çocuklarıdır.
Ama o çocuklar sağlıklı beslenemiyorsa, yarın hangi geleceği konuşabiliriz?
Protein yetersizliği, vitamin eksikliği, obezite, yetersiz gelişim…
Bunların hepsi artık sadece sağlık sorunu değil, politik bir sonuç.

Çocuklarımızı güvenli, kaliteli ve yeterli gıdaya ulaştırmak öncelikle devletimizin sorumluluğudur.
Tarımda yerli üretimi koruyan, çiftçiyi destekleyen politikalar hayata geçirilmeden gıda güvenliği sağlanamaz.

TOPLUMSAL GÖREV HEPİMİZE DÜŞÜYOR

Bugün açlığı sadece istatistiklerle ölçmek yetmez.
Gıda hakkı, bir ülkenin onurudur.
Ve o onur, süpermarket raflarında değil; çiftçinin tarlasında, çocuğun tabağındadır.

Eğer bu ülke gerçekten adil bir geleceğe inanıyorsa, önce sofraları adaletli kılmak zorunda.
Çünkü gıda güvencesi olmayan bir ülkede demokrasiden, insan haklarından, eşitlikten bahsetmek sadece laftır.

ÇOCUKLAR AÇ KALMAMALI

“Daha iyi gıda ve daha iyi gelecek için el ele”
Bu yılın teması bu.
Ama el ele vermek sadece sloganla değil, politika değişimiyle, üreticiye sahip çıkmakla, çocuklara süt, gıda dağıtmakla olur.
Çocuklar açsa, o ülkede hiçbir şey yolunda değildir.