Milyonlarca gencin aylardır, hatta yıllardır büyük bir sabır ve emekle hazırlandığı LGS maratonunda artık en kritik virajdayız. 13-27 Temmuz tarihleri arası, o uzun gecelerin, çözülen binlerce sorunun ve ertelenen hayallerin resmiyete döküldüğü tercih dönemi. Kağıt üzerinde sadece okul kodları ve yüzdelik dilimlerden ibaret görünen o listeler, aslında evlatlarımızın geleceğe açılan ilk kapısı.
Bu günlerde evlerde haklı bir telaş, tatlı bir heyecan var. Puanlar alındı, sıralamalar belli oldu. Şimdi ise "Hangi okul daha iyi?", "Gelecekte hangi meslek kazandırır?" soruları havada uçuşuyor. Ancak sevgili gençler ve kıymetli ebeveynler; bu süreçte gözden kaçırmamamız gereken çok önemli bir gerçek var: LGS, hayatın varış noktası ya da başarının tek ölçüsü değil; sadece uzun bir yolculuğun ilk büyük istasyonudur.
Sevgili Genç Arkadaşım;
Şu an elindeki o yüzdelik dilim her ne olursa olsun, bil ki senin değerini, zekanı ya da gelecekteki potansiyelini belirlemeye yetmez. Türkiye'nin ve dünyanın kaderini değiştiren, insanlığa yön veren liderlere, bilim insanlarına ve sanatçılara baktığında; hepsinin aynı tornadan çıkmış okullardan mezun olmadığını görürsün. Onları başarılı kılan şey, girdikleri okulun duvarları değil; o duvarların içinde ve sonrasında gösterdikleri azim, merak ve çalışma tutkusuydu.
Bu tercih döneminde derin bir nefes al. Yüzdelik dilimlerin getirdiği o mekanik baskıyı bir kenara bırakıp kendine şu soruları sor: Ben neyi seviyorum? Hangi alanda üretirken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorum? Gelecekte kendimi nasıl bir insan olarak görmek istiyorum?
Tercih listen, sadece puanının yettiği yerlerin sıralaması olmasın; senin yeteneklerinin, karakterinin ve gitmek istediğin yönün bir yansıması olsun. Fen lisesi, Anadolu lisesi, sosyal bilimler ya da mesleki teknik anadolu liseleri... Unutma, en iyi okul; senin içinde mutlu olduğun, potansiyelini en üst seviyeye çıkarabildiğin okuldur.
Değerli Veliler;
Çocuklarınız büyük bir yükün altından kalktı. Şimdi onlara verilecek en büyük destek, kıyaslamalardan uzak durarak, onların eğilimlerine kulak vermektir. Bir çocuğun gelecekteki mutluluğu, sadece bir okul kazanmasında değil; kendi kararlarının arkasında durabilme cesaretini kazanmasındadır.
27 Temmuz’a kadar önünüzde bilinçli kararlar almak için güzel bir zaman var. Rehber öğretmenlerinizin kapısını çalın, okulları araştırın ama en çok da birbirinizi dinleyin.
Unutmayın; hayat bir kısa mesafe koşusu değil, bir maratondur. LGS bu maratonun henüz ilk kilometreleridir. Yolunuz uzun, ufkunuz açık olsun. Bu tercih dönemi, tüm öğrencilerimize hayal ettikleri kapıların aralanmasına vesile olsun!