Türk futbolunun en büyük yükünü taşıyan ama çoğu zaman en az konuşulan kesimdir amatörler…

Sahada ter döken gençler, kulübünü ayakta tutmak için gecesini gündüzüne katan yöneticiler, deplasman masrafını düşünen başkanlar, forma ve malzeme bulmaya çalışan kulüpler…
Hepsinin ortak bir sorusu var:
“Bizi kim dinleyecek?”
Anadolu 19 Mayısspor Kulübü Başkanı Senayi Yıldız’ın son açıklaması işte tam da bu noktada önem taşıyor.
Yıldız, Türkiye Futbol Federasyonu ve Amatör Kurulunun aldığı kararlara tepki göstererek amatör kulüpleri birlik olmaya ve seslerini yükseltmeye çağırıyor.
Hatta işi daha da ileri götürerek TFF önünde protesto yapılmasını, siyah çelenk bırakılmasını istiyor.
Bu çağrıya katılır ya da katılmazsınız…
Ama ortada görmezden gelinemeyecek bir gerçek var:
Amatör futbolun ciddi sorunları var.
Ve bu sorunların konuşulması gerekiyor.
Çünkü amatör futbol sadece futbol değildir.
Amatör futbol; çocukların ve gençlerin sporla buluşmasıdır.
Mahallelerin, ilçelerin, şehirlerin spor kültürüdür.
Bir gencin kötü alışkanlıklardan uzak durup sahaya çıkmasıdır.
Bir kulübün hiçbir maddi karşılık beklemeden gençlere sahip çıkmasıdır.
Dolayısıyla amatör kulüplerin yaşadığı her sorun, aslında gençlerin geleceğini de ilgilendiriyor.
Senayi Yıldız’ın açıklamasındaki en dikkat çekici cümlelerden biri ise şu:
“Tepkisiz bir camia, sahipsiz bir camia her daim ezilmeye mahkûmdur.”
Bu söz üzerinde düşünmek gerekiyor.
Amatör kulüpler gerçekten yeterince örgütlü mü?
Sorunlarını ortak bir platformda dile getirebiliyor mu?
Kulüp başkanları, federasyonlar ve ilgili kurumlar aynı masa etrafında oturup çözüm üretebiliyor mu?
Yoksa herkes kendi kulübünün derdiyle uğraşırken büyük resim mi gözden kaçıyor?
İşte asıl mesele burada.
Yıldız, Ankara ASKF Başkanı Ahmet Bozan’a da açık bir çağrı yapıyor ve protestonun öncülüğünü ASKF yönetiminin üstlenmesini istiyor.
Bu çağrı karşılık bulur mu, bulmaz mı bilinmez.
Ancak amatör futbol camiasının artık kendi içerisinde daha güçlü bir iletişim kurması gerektiği ortada.
Elbette protesto demokratik bir haktır.
Eleştiri de öyle…
Ancak her protestonun bir amacı, her tepkinin de bir çözüm önerisi olmalı.
Sadece “istifa edin” demek yerine, “Bizim önerimiz budur” diyebilmek çok daha güçlü bir duruş olacaktır.
Amatör kulüplerin sorunları masaya yatırılmalı.
Gençlerin geleceği konuşulmalı.
Kulüplerin ekonomik yükleri değerlendirilmeli.
Federasyon ile amatör camia arasında daha sağlıklı bir iletişim kurulmalı.
Çünkü mesele yalnızca bir sezon, bir lig ya da birkaç karar meselesi değil.
Mesele, Türk futbolunun altyapısı ve geleceğidir.
Bugün amatör sahalarda top koşturan çocuklar, yarının profesyonel futbolcuları olabilir.
Bugün kulüplerin altyapısında yetişen gençler, yarın milli takım formasını giyebilir.
O nedenle amatöre yapılan yatırım, aslında Türk futbolunun geleceğine yapılan yatırımdır.
Senayi Yıldız’ın çağrısı belki bir protestonun başlangıcı olur, belki de yeni bir tartışmanın kapısını açar.
Ama en azından bir soruyu yüksek sesle sormamızı sağladı:
Amatör futbol susarsa, gençlerin hakkını kim savunacak?
Şimdi söz, sadece bir kulüp başkanında değil…
Tüm amatör futbol camiasında.