Her yıl 11 Temmuz, Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Nüfus Günü” olarak anılıyor. Bu özel gün, dünya nüfusundaki değişimleri gözlemlemek, demografik eğilimlerin etkilerini değerlendirmek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için toplumları bilinçlendirmeyi amaçlamada büyük rol oynuyor.
Bugün dünya genelinde konuşulan konular arasında yaşlanan nüfus, düşen doğum oranları, göç hareketleri, kentleşme vb. konular öne çıkıyor.
Nüfusumuzu sayı olarak arttırırken nitelik olarak da güçlendirmeye önem vermeliyiz. Çünkü sürdürülebilir kalkınma, güçlü bir ekonomi ve sosyal denge ancak dinamik ve üretken bir nüfusla mümkündür. Aksi halde, yaşlanan bir toplum, artan sağlık harcamaları, azalan iş gücü ve çökme riski taşıyan sosyal güvenlik sistemleri ile yüzleşmek zorunda kalırız.
Peki, Nüfus Artışı Nasıl Sağlanır?
Nüfusu artırmak için işte en önemli 3 faktör:
1. Kadınların Sosyal Güvencesi ve Desteklenmesi:
Kadınların çocuk sahibi olabilmesi için öncelikle güvende hissetmeleri gerekir. Bu da kreş desteği, esnek çalışma saatleri, doğum sonrası izinler ve iş güvencesi gibi uygulamalarla mümkündür.
2. Ekonomik Güvence ve Gelecek Kaygısının Azaltılması:
Barınma, eğitim, sağlık ve istihdam konusunda temel güvenlik alanları oluşturulmadıkça gençler evlenmekten ve çocuk sahibi olmaktan uzak duracaktır. Konut fiyatlarının düşürülmesi, genç aile destekleri gibi politikalar şarttır.
3. Erken ve Gönüllü Evlilik Oranı:
Gönüllülük esasına dayalı, bilinçli ve sağlıklı evliliklerin desteklenmesi, uzun vadeli aile yapısını güçlendirir. Zorunluluk ya da baskıyla değil, bireysel özgürlükle kurulan ailelerin çocuk sahibi olma eğilimleri daha yüksektir.
Dünya Nüfus Günü’nde Ne Yapmalıyız?
Bu özel gün yalnızca istatistiklerin sıralandığı bir takvim günü olmamalı. Yerel yönetimler, üniversiteler, medya ve sivil toplum şu adımları atmalı:
• Nüfus politikaları üzerine paneller, seminerler, kamuoyu araştırmaları yapılmalı.
• Gençler ve kadınlar özelinde kamuoyunu bilinçlendirecek kampanyalar düzenlenmeli.
• “Bir çocuk dünyayı değiştirir” gibi pozitif, bilinçli nüfus artırımı vizyonunu taşıyan mesajlar yaygınlaştırılmalı.
• Nüfusun kalitesini artıracak eğitim, sağlık ve sosyal yaşam odaklı projelere yatırım yapılmalı.
Sonuç:
Dünya Nüfus Günü’nü bir kutlama değil, bir uyanış günü olarak değerlendirmeliyiz. Azalan nüfusun sessiz alarmını duymazsak, gelecekte ne genç kalabiliriz ne de güçlü. Oysa şimdi alacağımız her kararla, hem bugünü hem de yarını şekillendirebiliriz. Nüfusumuzu artırmak ve güçlendirmek hepimizin elinde.