Temmuz ayında milyonlarca memur ve memur emeklisi maaşlarına yapılacak zammı beklerken, asgari ücretliler için ara zam kapısının şimdilik kapalı tutulması toplumun önemli bir kesiminde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Temmuz geldi, peki herkes için mi?
Temmuz ayı Türkiye'de sadece sıcakların arttığı bir dönem değildir. Aynı zamanda milyonlarca çalışanın ve emeklinin gözünü maaş bordrolarına çevirdiği aydır. Bu yıl da tablo farklı değil. Memurlar ve memur emeklileri enflasyon farkı ve toplu sözleşme kapsamında maaş artışına hazırlanırken, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca vatandaş için "ara zam yok" mesajı veriliyor.
İşte tam da burada toplumun vicdanını meşgul eden soru ortaya çıkıyor: Hayat pahalılığı sadece asgari ücretliyi mi teğet geçiyor?
Market raflarına bakıyoruz, fiyatlar yerinde durmuyor. Kiralar yükselmeye devam ediyor. Elektrik, su, doğalgaz ve ulaşım giderleri aile bütçelerini zorlamayı sürdürüyor. Kısacası enflasyon memur, işçi, emekli ayrımı yapmadan herkesin kapısını çalıyor. Ancak gelir artışları söz konusu olduğunda aynı tabloyu görmek mümkün olmuyor.
Elbette memurların alacağı zam bir lütuf değil, mevcut sistemin ve yasal düzenlemelerin gereği. Kimsenin buna itirazı yok. Ancak asgari ücretlinin de aynı ekonomik şartlarda yaşadığı gerçeğini göz ardı etmek mümkün değil. Bugün özel sektörde çalışan milyonlarca kişi yılın başında aldığı ücretle yılın ortasına geldiğinde ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor.
Ekonomi yönetimi, enflasyonla mücadele kapsamında ücret artışlarında daha kontrollü bir politika izlemek istiyor olabilir. Ancak rakamların dili ile vatandaşın mutfağındaki gerçekler her zaman aynı şeyi söylemiyor. Çünkü ekonomik göstergeler düzelmeye başlasa bile vatandaşın günlük hayatında hissedilen yük henüz hafiflemiş değil.
Toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren meselelerde sadece ekonomik hesaplar değil, sosyal denge de önemlidir. Bir tarafta maaş artışı alanlar, diğer tarafta aynı maaşla yaşam mücadelesini sürdürmeye çalışanlar olduğunda doğal olarak adalet tartışmaları da gündeme geliyor.
Belki mesele sadece zam almak ya da almamak değildir. Asıl mesele, çalışanların emeğinin enflasyon karşısında korunup korunamadığıdır. Çünkü ekonomik istikrarın en önemli şartlarından biri, vatandaşın geleceğe güvenle bakabilmesidir.
Temmuz geliyor. Memurlar zamlı maaşlarını alacak. Peki asgari ücretli için Temmuz ne ifade edecek? İşte önümüzdeki günlerde en çok konuşulacak sorulardan biri de bu olacak.