En düşük emekli maaşı 23 bin 552 liraya yükseltildi. Ancak yükselen rakamlar, aynı hızla artan hayat pahalılığı karşısında emeklinin yaşamını ne kadar değiştirecek?
Emeklilik, yıllarca verilen emeğin karşılığını huzur içinde yaşayabilme dönemidir. En azından olması gereken budur. Ancak Türkiye'de milyonlarca emekli için emeklilik, ne yazık ki geçim mücadelesinin en zorlu yıllarına dönüşmüş durumda.
Son düzenlemeyle en düşük emekli maaşı 23 bin 552 liraya çıkarıldı. Kâğıt üzerinde bakıldığında önemli bir artış gibi görünebilir. Fakat mesele yalnızca maaşın kaç lira olduğu değil, o maaşın vatandaşın cebinde ne kadar değer taşıdığıdır.
Bugün büyükşehirlerde ortalama bir kira bedeli birçok bölgede emekli maaşının önemli bir kısmını götürüyor. Hatta birçok yerde tamamını... Elektrik, su, doğalgaz, internet, ilaç giderleri derken maaşın önemli bölümü daha ayın ilk günlerinde eriyor. Markete giren emekli, alışveriş arabasını değil, bütçesini hesaplamak zorunda kalıyor.
Elbette devletin emeklileri enflasyona karşı korumaya yönelik adımlar atması önemlidir. Ancak enflasyonun gerisinde kalan alım gücü, yapılan artışların vatandaşın günlük yaşamına beklenen ölçüde yansımasını engelliyor. Bugün emeklinin en büyük beklentisi sadece maaşının artması değil, o maaşla insanca yaşayabilmesidir.
Bir başka dikkat çeken konu ise çalışanlarla emekliler arasındaki gelir farkının giderek büyümesi. Aktif çalışanlar ek gelir elde etme imkânına sahip olabilirken, emeklilerin büyük bölümü tek gelir kaynağı olan maaşlarına bağımlı yaşıyor. Bu nedenle fiyat artışlarından en fazla etkilenen kesimlerin başında yine emekliler geliyor.
Sokakta konuştuğunuz birçok emekli aynı cümleyi kuruyor: "Eskiden maaşımızla geçinebiliyorduk, şimdi ay sonunu getirmeye çalışıyoruz."
Bu söz aslında istatistiklerden daha güçlü bir gerçeği anlatıyor.
Türkiye'nin nüfusu yaşlanıyor. Önümüzdeki yıllarda emekli sayısı daha da artacak. Dolayısıyla emeklilik sistemi yalnızca maaş artışlarıyla değil, yaşam kalitesini yükseltecek sosyal politikalarla da desteklenmek zorunda. Uygun fiyatlı sağlık hizmetleri, ulaşım kolaylıkları, sosyal yaşam alanları ve barınma desteği gibi uygulamalar da en az maaş kadar önem taşıyor.
Çünkü emeklilik, sadece hayatta kalma dönemi değil; yıllarca çalışmanın karşılığını huzurla yaşayabilme dönemidir.
En düşük emekli maaşı artık 23 bin 552 lira. Yani hesapta 15 ama eve gelince 5...
Asıl soru ise şu:
Bu maaş, emeklinin sadece ay sonunu getirmesine mi yetiyor, yoksa gerçekten insanca yaşayabilmesine de imkân tanıyor mu?