Yılbaşı yaklaşırken vitrinlerde, sokak tezgâhlarında ve ev kapılarında aynı görüntü beliriyor: Kırmızı taneleriyle dikkat çeken kokina. Çiçek sanılsa da aslında farklı bitkilerin bir araya getirilmesiyle hazırlanan bu düzenleme, her yıl olduğu gibi yeniden sezonun en çok ilgi gören seçeneklerinden biri haline geldi.
Kokinanın bu popülerliği elbette sadece dekoratif görünümünden kaynaklanmıyor. Halk arasında uzun süredir dolaşan bir inanış, bu bitkiye ayrı bir anlam yüklüyor. Rivayete göre kokinayı bir yıl boyunca hiç soldurmadan saklamayı başaran kişinin ev sahibi olacağına inanılıyor. Bilimsel bir dayanağı olmayan bu inanış, özellikle son dönemlerde ekonomik koşulların da etkisiyle daha fazla dile getirilmeye ve yayılmaya başladı. Talebin artmasında bu söylentinin payı yadsınamaz.
Her yıl aralık ayıyla birlikte tezgâhlarda hızlıca tükenen kokina, artık bir yeni yıl geleneği haline geldi. Bir yandan ev ve iş yerlerine renk katıyor, diğer yandan küçük de olsa bir beklentiyi, bir dileği temsil ediyor. İnsanların kokinaya ilgi göstermesinin nedeni belki de tam olarak bu: Hem göze hitap eden dekoratif bir obje olması hem de beraberinde taşıdığı uğur algısı.
Gerçekten uğur getirir mi bilinmez, fakat kokina her yıl aynı dönemde tekrar gündeme gelerek yılbaşı atmosferinin ayrılmaz parçaları arasındaki yerini koruyor. Kırmızı taneleriyle sokaklara, evlere ve tezgâhlara hareket katan bu bitki, yıl sonunun en tanıdık ritüellerinden biri olmayı sürdürüyor.