Bir sezon boyunca sahaya yüreklerini koydular.
Terlerinin son damlasına kadar mücadele ettiler.
Ve sonunda hak ettikleri mutluluğu yaşadılar…

Beyaz Grup’ta Hadırlıgücü, Kırmızı Grup’ta ise Çukurova Demirspor şampiyonluk ipini göğüsleyerek Çukurova Demir Kupası’na uzandı. Pazar günü oynanan son karşılaşmaların ardından iki takım da sezonun emeğini kupayla taçlandırdı.

Hadırlıgücü cephesinde bu başarı asla tesadüf değil.
Kulüp Başkanı Umut Salman ve yönetim kurulu üyeleri, sezon boyunca takımlarının başarılı olabilmesi adına hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı. Antrenmanlarda da, maç günlerinde de teknik heyeti ve futbolcuları yalnız bırakmadılar.

Bu kulüpte kimse “ben” demedi, herkes “biz” dedi.
Birlik ve bütünlük olunca da başarı kaçınılmaz oldu. Hadırlıgücü, sadece sahada değil, duruşuyla da şampiyonluğun ne anlama geldiğini gösterdi.

Çukurova Demirspor ise genç ve dinamik kadrosuyla lige adeta renk kattı. Birbirinden güçlü rakipleri geride bırakan ekip, sezon boyunca sergilediği istikrarlı performansla şampiyonluğa ulaştı.

Ligin son maçını farklı kazanarak kupaya uzanan Demirspor, bu galibiyetle başarı zincirine yeni bir halka daha ekledi.
Kulüp Başkanı Kamil Aslan’ın özverili çalışmaları, teknik kadronun doğru planlaması ve futbolcuların sahadaki uyumu, bu başarının temel taşları oldu.

Bugün sık sık profesyonel futbolun sorunlarını konuşuyoruz.
Ama amatör liglerde hâlâ saf bir mücadele, temiz bir emek ve samimi bir sevinç var. Hadırlıgücü ve Çukurova Demirspor’un başarısı, işte bu ruhun en güzel örneğidir.

Bu kupalar sadece vitrine konulacak metal parçalar değil;
emeğin, sabrın, inancın ve birlikte hareket etmenin ödülüdür.

Başta futbolcular olmak üzere;
teknik ekipleri, kulüp başkanlarını, yöneticileri ve bu takımlara gönül veren herkesi yürekten kutluyorum.

Hadırlıgücü ve Çukurova Demirspor, bu sezon Çukurova futboluna yakışan bir şampiyonluk hikâyesi yazdı.
Darısı, bu emeğin daha büyük başarılarla taçlanacağı yeni sezonlara…