Adana denince akla gelen ilk şeylerden biridir yaz sıcakları. Termometrelerin kırk dereceleri aştığı, asfaltın adeta eridiği bu coğrafyada güneş, doğanın en cömert ama en kavurucu yüzünü gösterir.

Çukurova’nın bu eşsiz ikliminde, özellikle haziran, temmuz ve ağustos ayları adeta birer ateş çemberine döner. Şehir merkezinden süzülüp geçen Seyhan ve Ceyhan nehirleri, bu kavurucu sıcakla baş etmeye çalışan çocukların ve gençlerin en eski refakatçileridir. Ancak bu doğa harikası akarsuların hayat veren suları, ne yazık ki her yıl yaz aylarında tarifsiz acılara sahne olur.

Şehrin dört bir yanını damar gibi saran sulama kanalları; bu toprakların bereketini, pamuğunu, narenciyesini beslemek, çiftçinin emeğine su ulaştırmak için tasarlanmış devasa mühendislik eserleridir. Bu kanallar, tarımsal üretimimiz ve ekonomimiz için hayati birer can damarıdır. Ancak bu yapıların doğası gereği rekreasyonel yüzme alanları, havuzlar ya da kontrollü plajlar olmadığını bilmek ve kabul etmek zorundayız.

Dışarıdan bakıldığında pırıl pırıl akan o serin su, kavurucu sıcaktan bunalan çocuklarımız için adeta bir vaha gibi görünür. Akıntıya kapılmak, o anın heyecanıyla serinlemenin verdiği o anlık mutluluk, ne yazık ki genç zihinlerde tehlikenin boyutunu gölgeler. Oysa bu kanalların kenarları dik ve kaygan beton duvarlarla örülmüştür. Suya girmek kolaydır, ancak o dik eğimli, yosun tutmuş beton duvarlara tutunarak sudan çıkmak dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir. Hele ki kanalın içindeki suyun debisi ve akıntı hızı hesaba katıldığında, en iyi yüzücülerin bile zorlanabileceği hidrolik bir tuzakla karşı karşıya kalınır.

Annelerin Gözü Yaşlı, Evlerin Neşesi Eksik Kalmasın

Her yaz haber bültenlerinde yürek yakan o acı manzarayla karşılaşırız. Bir annenin feryadı, bir babanın sessiz gözyaşı... Oysa geride kalan sadece bir can değil, sönecek nice hayaller, yarım kalmış karneler, anne babaların geleceğe dair kurduğu en güzel umutlardır. Bir çocuk serinlemek ister, bu en doğal hakkıdır. Çocuklar çocukluğunu yaşayacak, koşacak, gülecek ve elbette yazın tadını çıkaracaktır. Bu ise kanallarda yüzere olmaz.

Belediyelerimiz, kamu kurumlarımız ve ilgili tüm merciler, yaz aylarında çocukların yüzme ihtiyacını karşılamak için havuzları ve spor tesislerini ücretsiz ya da erişilebilir kılmak adına büyük çaba sarf ediyorlar. Güvenli, cankurtaranların bulunduğu, hijyenik ve modern yüzme havuzları bu şehrin çocuklarının en doğal hakkıdır ve bu imkanlar her geçen gün artmaktadır. Aileler olarak düşen görev, çocuklarımıza bu tesislerin yollarını göstermek, onları serinletirken hayattan koparmayacak güvenli alanlara yönlendirmektir.

Serinlemenin En Güzel Yolu Güvenli Olanıdır

Sevgili çocuklar, güzel Adana’nın yarınları, bu şehrin enerjisi ve umudu sizlersiniz. Sizin gülüşünüz, ailenizin huzuru ve sağlıklı bir gelecekte büyümeniz her şeyden önemlidir. Birkaç dakikalık serinleme keyfi uğruna hayatınızı, sağlığınızı ve geleceğinizi asla riske atmayın. Sulama kanalları yüzmek için değil, bu toprakların bereketini büyütmek içindir. Serinlemenin, eğlenmenin ve yazın tadını çıkarmanın çok daha güvenli, neşeli ve sağlıklı yolları var.

Gelin, bu yaz da hiçbir anne babanın yüreği yanmasın. Gelin, Çukurova’nın güneşinde neşemiz solmasın, kardeşliğimiz ve hayatımız daima akmaya devam etsin. Çünkü bu şehir, sizinle güzel, sizinle umut dolu. Serinleyin ama hayatta kalarak, geleceğe gülümseyerek...