Yaz aylarının kavurucu sıcaklarıyla birlikte ormanlarımız bir kez daha büyük bir sınavdan geçiyor. Adana Orman Bölge Müdürlüğü her yaz olduğu gibi bu yıl da çok net bir çağrıda bulundu: "Anız yakmayın. Sigara izmaritini yere atmayın. Açık alanda ateş yakmayın. Cam şişeleri doğaya bırakmayın."

İlk bakışta sıradan gibi görünen bu uyarılar aslında sadece ormanı değil, toprağı, canlıları, hatta insan hayatını korumaya yönelik hayati bir çığlıktır.

Orman yangınlarının %86’sının insan kaynaklı olduğu gerçeği hepimizi ürkütmeli. Sadece bir cam şişe, güneş ışığını mercek gibi yansıtarak ormanın kalbinde kıyameti başlatabilir. Bir izmarit, toprağa düşen kıvılcımın kilometrelerce alana yayılmasına sebep olabilir. Ateş sadece çam ağaçlarını değil; kuşların yuvalarını, karıncaların yollarını, sincapların gölgelerini, arıların çiçeklerini ve insanın vicdanını da yakar.

Çiftçilerin zaman kazanmak için tercih ettiği anız yakma yöntemi, kısa vadede toprağı temizliyor gibi görünse de uzun vadede verimliliği yok ediyor. Toprağın canlı yapısını öldürüyor, rüzgarla savrulan kıvılcımlar ormanlara, köylere, evlere kadar ulaşabiliyor. Oysa ki toprağı işleyerek, biçerek temizlemek hem doğaya saygıdır hem de geleceğe yatırım.
Ağaç sadece ağaç değildir

Orman sadece ağaçtan ibaret değildir. Orman bir ekosistemdir. Gökyüzünün altındaki sessiz bir mucizedir. Her yanan ormanda; bir doğa dengesi, bir yaşam alanı, bir iklim düzeni yok olur. Bugün gölgesine sığındığınız o ağaç, belki bir kuşa yuva, bir çocuğa oksijen, bir toprağa tutunma nedeniydi.

Bugün bir orman yangını çıktığında onlarca araç, yüzlerce görevli, saatlerce süren bir mücadele başlar. Ama esas olan yangın çıkmadan önce alınan önlemlerdir. Bir pet şişeyi çöp kutusuna atmak, bir sigarayı küllüğe bastırmak, bir anızı yakmamak… Tüm bu küçük kararlar, büyük felaketlerin önüne geçer. Çünkü bazı yangınlar suyla değil, bilinçle söndürülür.
Orman hepimizin geleceği

Unutmayın, ormanı korumak sadece ormancının değil, hepimizin görevi. Çünkü ağaçlar, yalnızca ormanda büyümez; aynı zamanda insanın içindeki doğa sevgisiyle de yeşerir. Gelin, o sevgiyi yaşatalım. Anız yakmayalım, izmarit atmayalım, ateşle oyun oynamayalım.

Çünkü bazen, bir tek ihmalle yalnızca bir ormanı değil, bir ülkenin nefesini kaybedebiliriz.