BELEDİYE KANUNLARIMIZ , AVRUPADAKİ GİBİ OLMALIDIR….
Şehirlerimizin estetikten uzak çirkin görüntüsünden, yeşil alanların katledilmesinden, şekilsiz binalardan hepimiz şikayetçiyizdir.
Hele ki tarihi binalarımızın katledilmesi uzun yıllardır süren iflah olmaz sorunlarımızın başında gelir .Tarihi binalarımıza yıkılması için izin verilmediğinde her ne hikmetse birden yangınlar olup yanıverirler. Bazı belediye meclislerinde imar değişiklikleri ve imar oyunlarıyla birbirinden değerli binalarımız her ne hikmetse birden bire yıkılıverir .Gereksiz yerlere bazı belediyeler gereksiz imarlar verirler.
Avrupa’yı gezdiğinizde veya televizyonlarda şehirlerini izlediğinizde güzelliklerine ve düzenlerine hayranlık duyarsınız. Bunun nedeni kentin dokusunu ve tarihi binaları koruyan sıkı kanunlar ve denetimlerdir.
AVRUPADA İSE….
Avrupa da evinize izin almadan kafanıza göre değişiklikler yapamazsınız. Şehir merkezinin dışına 3-5 katlı ev çıkamazsınız. Evinizi sıvasız ,boyasız bırakamazsınız, istediğiniz renge boyayamazsınız. Evinize kafanıza göre ek oda ekleyemezsiniz. Çirkin görüntü oluşturacak eski püskü eşya ya da araç gereçleri evin önünde tutamazsınız.
Tarihi değeri olan bir tahtaya bırakın çöpe atmayı, boya bile süremezsiniz. Çevrenin dokusunu bozacak ucube binalar yapamazsınız.
Tarihi değeri olan binanıza asla çivi bile çakamaz, boyacı sokamazsınız. Ancak Sanat tarihi uzmanı bir mimarın onayı ve çalışmasıyla restore edebilirsiniz.
Kesime ayrılmış ağaçların dışında bir dalı koparamazsınız .Kendinize tarla açmak için Devlet arazisindeki ağaçları katledemezsiniz. Çiftlik evleri statüsü dışındaki evlerde kümes hayvanı yetiştiremezsiniz.
Mimarlarca restore edilecek tarihi yapıları inşaat firmaları yapmaz. Mimalık tarihi ve Sanat Tarihi bilgisi olan uzman mimarlar tarafından yapılır.
İşte bu yüzden AVRUPA Avrupa’dır….