Sporda yöneticilik yalnızca tabelaya, fikstüre ya da sonuçlara bakmak değildir. Asıl mesele; güven vermek, umut aşılamak ve ortak bir ruhu ayakta tutabilmektir. Çukurova Masterler Federasyonu Başkanı Yıldıray Bağ, göreve geldiği ilk günden bu yana ortaya koyduğu duruşla tam da bunu yapıyor.

Başkan Bağ’ın en önemli artılarından biri, sporun tüm paydaşlarıyla kurduğu sağlıklı ve samimi iletişim. ASKF Başkanı Dr. Ahmet Bozan başta olmak üzere, spor camiasının bileşenleriyle uyum içinde çalışması, federasyonun geleceğine dair güven duygusunu güçlendiriyor. Bu uyum; günü kurtaran değil, yarını planlayan bir anlayışın ürünü.

Geçtiğimiz günlerde Toros TV ekranlarında yayınlanan Güngör’le Spor Sayfası programını keyifle izledim. Programda Başkan Yıldıray Bağ’ın, gazeteci Hamza Güngör’e yaptığı açıklamalar aslında sahada ve masada verilen emeğin özeti gibiydi. Kırmızı ve Beyaz Grup olmak üzere yeni sezonun start aldığını, toplam 19 takımın mücadele edeceğini anlatırken; net, kararlı ve özgüvenli bir tablo çizdi.

“Yaptığın görevin hakkını vermelisin” sözü, Bağ’ın yönetim anlayışını en iyi anlatan cümlelerden biri. Taşın altına elini değil, adeta gövdesini koyan bir başkandan söz ediyoruz. Ekibiyle birlikte hayata geçirmeyi planladıkları birçok proje olduğunu, bu projeleri de lafla değil icraatla ortaya koyacaklarını anlatması dikkat çekiciydi.

Uzun yıllar futbol oynamış, sahayı bilen, futbolun mutfağından gelen birçok önemli ismin Masterler Ligi çatısı altında buluşması da tesadüf değil. Burada sadece maçlar oynanmıyor. Dostluklar tazeleniyor, spor kültürü yaşatılıyor, futbolun ruhu diri tutuluyor. Ortada ciddi bir emek ve özveri var.

Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım. Kısa sürede ortaya konulan bu tablo; doğru ekip, doğru iletişim ve samimi bir yönetim anlayışının sonucu. Bu nedenle Başkan Yıldıray Bağ’ı ve emeği geçen herkesi gönülden kutlamak gerekiyor.

Çukurova Masterler Federasyonu’nun yolu açık. Bu yolda umut var, güven var, samimiyet var. Ve en önemlisi; sporu gerçekten seven insanların ortak emeği var.