Adana’da işsizlik artık yalnızca rakamlarla ifade edilen bir sorun değil; gençlerin ertelenen hayatlarında, yarım kalan planlarında ve şehirden gitme isteğinde kendini gösteren kalıcı bir gerçeklik. İş bulamayan ya da bulduğu işle geçinemeyen binlerce genç için bu şehir, her geçen gün biraz daha daralıyor.
Adana’da Gençler Var, Gelecek Yok Mu?
Adana genç bir şehir. Üniversiteleri var, liseleri dolu, sokakları gençlerle yaşıyor.
Ama bu kalabalığın içinde dolaşan ortak bir duygu var: bekleme hâli.
Birçok genç için Adana, artık “başlamak” değil, “idare etmek” anlamına geliyor.
Okul bitiyor, iş bulunamıyor. İş bulunan yerde ise geçim mümkün olmuyor. Bu da gençleri sürekli bir erteleme döngüsüne sokuyor.
Bugün Adana’da gençlerin büyük bir bölümü geleceğini burada kurmayı düşünmüyor.
Gitmek, artık bir hayal değil; bir plan. Ve bu plan çoğu zaman sessizce yapılıyor. Çünkü umutla değil, mecburiyetle şekilleniyor.
Gençler için sosyal ve kültürel alanların sınırlı olması da bu tabloyu besliyor.
Bir şehirde gençlerin vakit geçirebileceği alanlar yoksa, o şehir onları tutamaz. Adana’da bu alanlar hem sayıca az hem de belirli bölgelerde toplanmış durumda.
Daha önemlisi, gençler karar süreçlerinin tamamen dışında.
Kentle ilgili alınan kararlarda gençlerin sözü yok. Oysa en uzun süre bu şehirde yaşayacak olanlar onlar.
Adana, gençlerini yalnızca işsizlikle değil, değersizlik hissiyle de kaybediyor.
Burada kalmanın bir karşılığı olmadığı düşüncesi, her geçen gün daha fazla gencin zihnine yerleşiyor.
Bir şehir, gençlerine “bekle” demekle yetinemez.
Onlara bir yön, bir alan, bir neden sunmak zorunda.
Aksi hâlde Adana’da gençler kalabalık olmaya devam eder, ama gelecek başka şehirlerde kurulur.