Bir can düşünün; acısını kelimelere dökemeyen, yarasını parmağıyla gösteremeyen, derdini sadece bakışlarına yükleyen... İşte o bakışlardaki şifreyi çözen, dilsiz dostlarımızın dünyasındaki tek tercüman olan kadim bir mesleğin mensuplarından bahsediyoruz. Bugün, takvimler 25 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü gösterirken, beyaz önlüklerin arkasındaki o büyük fedakarlığı bir kez daha hatırlama vakti.

Veteriner hekimlik, çoğu zaman sadece bir kliniğin dört duvarı arasına sıkıştırılmış bir "tedavi" süreci olarak görülür. Oysa bu meslek; doğanın dengesi ile insan sağlığının kesiştiği o kritik çizgide nöbet tutmaktır. Onlar sadece bir kedinin kırılan patisini onarmaz ya da bir köpeğin ağrısını dindirmezler. Onlar, "Tek Sağlık" felsefesinin en güçlü halkası olarak; soframıza gelen gıdanın güvenliğinden, yaban hayatının korunmasına, salgın hastalıkların önlenmesinden toplumsal huzura kadar her alanda görünmez kahramanlardır.

Acının Dili Ortaktır

Bir insan hekimi ile bir veteriner hekim arasındaki en keskin fark, hastanın "teşekkür" edememesi değil, "nerem ağrıyor" diyememesidir. Veteriner hekimlik, yüksek düzeyde teknik bilginin yanı sıra muazzam bir sezgi ve empati yeteneği gerektirir. Hastasının gözbebeğindeki büyümeden kalp ritmindeki milimetrik sapmaya kadar her şeyi bir dedektif titizliğiyle inceleyen bu insanlar, aslında sessizliğin dilini konuşurlar.

Gece yarısı gelen acil bir vakada uykusundan feragat eden, bir sokak hayvanının yaşama tutunması için imkanlarını zorlayan, sadece tıbbi müdahale değil aynı zamanda bir "vicdan nöbeti" tutan tüm hekimlerimize minnet borçluyuz.

Bugün, modern dünyada insan sağlığının hayvan sağlığından bağımsız olmadığını artık çok daha iyi biliyoruz. Zoonoz hastalıklarla mücadelede en ön safta yer alan, laboratuvarlarda hayat kurtaran aşılar için sabahlayan, ahırda, merada, klinikte toz ve ter içinde emek veren veteriner hekimler, toplumun gizli bağışıklık sistemidir.

Ancak ne yazık ki bu zorlu mesleği icra edenler, zaman zaman hak ettikleri saygıyı görmekte veya sağlıkta şiddet gibi üzücü olaylarla karşılaşmakta zorlanabiliyorlar. Oysa onların elleri, yaratılanın en masum haline dokunan ellerdir.

25 Nisan, sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda bu onurlu mesleğin zorluklarını anlama ve onlara hak ettikleri itibarı iade etme günüdür.

Sessiz dostlarımızın sesi, doğanın koruyucusu ve sağlığımızın görünmez kalkanı olan tüm veteriner hekimlerin günü kutlu olsun. Unutmayın ki; hayvanları sevmeyen, insanları da sevemez; ama hayvanları iyileştiren, aslında dünyayı iyileştiriyordur.