Adana futbolunun emektar isimlerinden Gürsel Aytar’ın ardından tam 11 yıl geçti. Ancak bazı ayrılıklar vardır ki, takvim yaprakları değişse de yürekteki yerinden hiçbir şey eksilmez. Hele ki kaybedilen bir baba ise…
Gürsel Aytar, Adana’nın amatör futbolunda yıllarca ter döken, farklı takımlarda antrenörlük yaparak genç futbolcuların yetişmesine katkı sağlayan değerli bir spor insanıydı. Onu yalnızca saha kenarında görev yapan bir antrenör olarak tanımlamak, bıraktığı izi anlatmaya yetmez. Çünkü bazı insanlar vardır; yetiştirdikleri futbolcuların kariyerlerinden çok, hayatlarında bıraktıkları izlerle hatırlanırlar.
Aradan 11 yıl geçmiş…
Fakat oğlu Nezihi Aytar’ın sözleri, zamanın bazı acıları iyileştirmediğini bir kez daha gösteriyor:
“Bugün sen gideli tam 11 sene oldu. Acısı dinmeyen gece, bitmeyen özlem, kapanmayan yara... Baba kelimesi farklıymış... Özledim, çok özledim BABAM...”
Bu sözler, aslında bir evladın babasına duyduğu özlemin ötesinde bir hayat hikâyesini anlatıyor.
İnsan bazen bir ismi duyduğunda sadece o kişiyi değil, onunla birlikte yaşadığı günleri de hatırlıyor. Bir ses, bir bakış, bir saha, bir futbol topu, hatta yıllar önce söylenmiş tek bir cümle bile geçmişi yeniden bugüne taşıyabiliyor.
Gürsel Aytar da Adana futbolunun hafızasında böyle bir yere sahip.
Amatör futbol, çoğu zaman büyük stadyumların ışıklarından uzakta yaşanır. Bu dünyanın emekçileri, alkıştan çok fedakârlıkla; şöhretten çok alın teriyle anılır. Antrenörler gençlerin elinden tutar, onları yalnızca futbolcu olarak değil, insan olarak da yetiştirmeye çalışır. Gürsel Aytar’ın yıllar boyunca yaptığı da tam olarak buydu.
Belki bugün yetiştirdiği futbolcuların birçoğu farklı hayatların içinde. Kimi futbolu bıraktı, kimi başka mesleklere yöneldi. Ancak bir antrenörün öğrencisinin hayatına dokunduğu o yıllar, kolay kolay unutulmuyor.
İşte bu nedenle Gürsel Aytar’ın ölümünün 11. yılında yapılan bu anma, yalnızca bir evladın babasına özlemi değildir.
Aynı zamanda Adana futbolunun emekçilerine duyulan vefanın da bir göstergesidir.
Çünkü sporun gerçek kahramanları her zaman skor tabelasında görünmez.
Onlar, gençlerin hayatına dokunan, sahalarda yıllarını veren, kimi zaman kendi ailesinden bile fedakârlık ederek futbolun gelişmesine katkı sunan insanlardır.
Gürsel Aytar’ın ardından geçen 11 yıl, Nezihi Aytar’ın yüreğindeki özlemi azaltmamış.
Belli ki azaltmayacak da…
Çünkü baba özleminin takvimi yoktur.
Yıllar geçer, şehirler değişir, insanlar büyür. Ama insanın içinde bir yerde, babasına “Özledim, çok özledim” diyebileceği o çocuk kalır.
Gürsel Aytar’ı vefatının 11. yılında saygı, rahmet ve özlemle anarken; oğlu Nezihi Aytar’a da sabır diliyorum.
Bazı insanlar hayattan gider.
Ama bıraktıkları iz, geride kalanların kalbinde yaşamaya devam eder.
Mekânı cennet, hatırası daim olsun.