Bazı hastalıklar sessizdir. Ne acıyla bağırır, ne de açıkça kapını çalar.
Yavaşça yaklaşır, seni günlük telaşların içinde unutturmaya çalışır.
Ve biz, çoğu zaman, kendi bedenimizi duymayacak kadar meşgulüzdür. Kadınlar, hayatın yükünü omuzlarında taşırken, kendi sağlıklarını hep en sona bırakıyor.
Bir ağrı hissediyor ama “şimdi sırası değil” diyor.
Bir kontrolü erteliyor çünkü evde yapılacak işler, ilgilenilecek çocuklar, yetişilecek sorumluluklar var.
Ama sağlık, ertelemenin kaldırabileceği bir şey değil.
1–31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı.
Bu ayda ya da her gün aklımızın köşesinde olması gereken bir konu var bu, bir muayene, bir kontrol, bir farkındalık adını ne koymak isterseniz. Bazen bütün hayatı değiştirebilir. Erken fark edilen bir hastalık, geleceğe umutla bakmanın anahtarıdır.
Toplum olarak bunu yalnızca kadınların değil, herkesin meselesi olarak görmeliyiz.
Çünkü bir kadının sağlığı, bir ailenin huzuru, bir toplumun güvencesidir. Bu ay vesile olabilir; ama asıl önemli olan, bu farkındalığın yılın her gününde hatırlanması.
Kendine zaman ayırmak lüks değil, yaşamın teminatıdır. Bir dokunuşla, bir kontrolle, bir farkındalıkla belki de bir hayat kurtarılabilir.
1–31 Ekim yalnızca bir çağrı değil, bir uyarıdır: Kendine zaman ayır, bedenini tanı, sağlığını önemse. Çünkü bir dokunuş bazen bir uyanışa, o uyanış da bir hayata dönüşür.