Dijital çağ, kitap okuma kültürünü dönüştürüyor. Bir yanda sayfaların kokusu ve dokusu, diğer yanda ekranların hız ve erişilebilirliği… Peki bu dönüşüm, okuma alışkanlıklarımızı nasıl etkiliyor?

Bir zamanlar kitap okumak, kalabalık içinde bile insanın kendine ayırdığı özel bir yolculuktu. Sayfaların hışırtısı, kitabın kokusu ve arasına sıkıştırılan bir ayraç… Oysa bugün ekranların parıltısında, kulaklıklardan yükselen sesli kitaplarda bambaşka bir deneyim yaşıyoruz. Okuma eylemi kaybolmuyor, ama dönüşüyor. İşte bu dönüşümün artıları ve eksileri…

Ekranların Sağladığı Kolaylıklar

Dijitalleşme kitap okumanın önündeki birçok engeli kaldırdı.
• Erişim kolaylığı: Bir tıkla binlerce kitaba ulaşmak mümkün.
• Hafiflik: Bavul dolusu kitap yerine cebimizde bir telefon yeterli.
• Zaman yönetimi: Spor yaparken, işe giderken, trafikte sesli kitaplarla okuma sürdürülebiliyor.

Bu yönüyle dijital çağ, kitap okuma eylemini daha çok insana ve farklı mekânlara ulaştırıyor.

Ama bu kolaylıkların yanında, kitapla kurulan eski bağların da zayıfladığı bir gerçek.
• Dikkat dağınıklığı: Ekranda okurken bir bildirim, bir mesaj, okuma deneyimini bölebiliyor.
• Dokunsallığın kaybı: Kitabın kokusu, sayfaları çevirme hissi, rafta duruşuyla yarattığı hatıra yok oluyor.
• Yalnızlığın artışı: Kitapçılarda gezinmek, kütüphane sohbetleri ya da kitap kulüpleri yerini daha bireysel bir okuma deneyimine bırakıyor.

Böylelikle okuma sürüyor, ama paylaşım giderek ne yazık ki azalıyor.

Okuma alışkanlıklarımız evet evriliyor; belki daha yalnız ama daha erişilebilir, belki daha bireysel ama daha özgür bir hale geliyor. Telefon ekranından ya da kulaklıktan bir kitaba ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ancak basılı kitabı eline alıp sayfalarını çevirmek, satırların arasına ayraç bırakmak, kitabın kokusunu içine çekmek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dijital, yolculukta ya da günün koşturmacasında hayatımızı kolaylaştırabilir; ama kitabın sayfalarıyla kurduğumuz bağ, insanın kendini keşfetme ve dünyayı anlama yolculuğunda çok daha derin ve kalıcı bir iz bırakıyor. İçimizdeki okuma isteğinin hiç eksilmemesi için bu iki dünyayı dengeli yaşamak bizim elimizde.