Köşe Yazıları

Kim kazanaaaa, kim gönene….

  Çinli bir zengin ölür.25 yıl evli kaldığı karısına 3 milyon dolar tutarında bir servet kalır.Hiç çocukları olmamıştır.Adamın dul karısı bir müddet yalnız yaşadıktan sonra yalnızlığa dayanamaz ve şoförleriyle evlenir…..

 

Çinli bir zengin ölür.25 yıl evli kaldığı karısına 3 milyon dolar tutarında bir servet kalır.Hiç çocukları olmamıştır.Adamın dul karısı bir müddet yalnız yaşadıktan sonra yalnızlığa dayanamaz ve şoförleriyle evlenir…
Evlendikten sonra şoförün kendi kendine verdiği cevap şu olur…
“-Ben yıllarca patronum için çalıştığımı düşünmüştüm. Meğerse o benim için çalışıyormuş…”

Hayat budur.
Kim kazanaaa, kim gönene denir…

Etrafımdaki zengin insanlara bakıyorum bazen hayretler içinde kalıyorum.Beşer onar evleri ve bunlardan aldıkları kiraları, arazileri, tarlaları, yazlıkları, lüks arabaları, iş yerleri , olduğu halde hala büyük bir hırsla para ve mal yapma derdindeler…Sahip oldukları güzelliklerin tadını çıkarıp yoksullara iyilik yapacaklarına durmadan dinlenmeden büyük bir çabayla daha da zengin olma çabası içindeler…Hadi genç yaşlarda çalışıp mal yaptınız bari ileri ki yaşlarda yaşlılığında keyfini çıkarın.Yok hayır böyle yapmıyorlar, tatil falan yapmadan sağlıklarını ve dinlemeleri gerektiğini düşünmeden, hırsla çalışmaya devam ediyorlar…

Öldüklerinde de.. paralarını ve mallarını çocukları, karıları, damatları ve gelinleri çıtır çıtır yiyor…

Hiç unutmam çocukluğum ve genç kızlık döneminde bir karı koca komşumuz vardı.Çocukları yoktu.Kendi mülkleri olan 4 katlı apartmanlarının çatı katında otururlardı. Her katı 2 daire olan 3 kattan toplam 6 evden kira alırlar, 900 dönümlük tarlalarını ve merkezi caddelerde 4 tane kocaman adeta mağaza büyüklüğündeki dükkanlarını icara verirlerdi…Yaylada 15 dönümlük meyve bahçesi olan arazilerinin içinde kocaman evleri vardı.Daha sonra yayladaki araziyi villa karşılığında müteahhide verdiler triplex villa olarak müteahhitten 17 tane de yaylalık villa aldılar…
Ben ilkokula giderken adamın karısının yeşil bir mantosu vardı.Ben ilkokulu, ortaokulu, liseyi bitirdim hala üzerinde aynı yeşil palto vardı, palto artık eprimişti.. Adam devamlı pençe yaptırdığı eski ayakkabılarla gezer, camiye namaza giderken yağmurda ayağıma su giriyor ayaklarım sızlıyor der, kendine bir çift yeni çizme bile almazdı…Semt pazarı kapanacağı zaman giderler, dökülmek üzere olan ucuzlamış sebze ve meyveleri alırlardı.

Rahmetli babam Kurban Bayramı’nda kurbanımızı kestiğinde yanına gelerek et dilenmişti de, babam sinirinden köpürmüştü.
O servetin içinde bir kurban dahi kesmezlerdi…
Kadın vefat ettikten sonra adam yine evlendi.Yeni gelen eş o paranın altından girip üstünden çıktı…Özel şoförlü arabalar, Avrupa seyahatleri…Adam da kısa zamanda ölünce yeni eş VARYEMEZ KARIKOCANIN servetinin tadını çıkardı.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL