Altın Koza, bu şehri sadece izleyici değil, sinemanın bir parçası haline getiriyor.

Eylül ayı Adana’da başka bir güzeldir. Portakal çiçeğinin kokusunu bilirsiniz ama eylülde şehir, sinemanın kokusuyla sarılır. Bu yıl 32. kez düzenlenen Altın Koza Film Festivali, sadece salonlarda değil; sokakta, parkta, kafede, dolmuşta bile kendini hissettiriyor. Sinema, gerçekten de Adana’nın damarlarında dolaşıyor.

Açılış Gecesi ve Sanatın Sahiplenilişi

Festivalin açılış gecesi dün akşam Merkez Park’ta yapıldı. Orhan Kemal Emek Ödülleri sahiplerini buldu, ardından Ceylan Ertem sahneye çıkarak gecenin ruhunu müzikle pekiştirdi. Adana’nın bir özelliği var: Bu şehir, sanatçısına sahip çıkmayı, emeğe değer vermeyi çok iyi biliyor.

Haftalık Sinema Rehberi

Peki bu hafta perdede neler var? İşte sinemaseverlere küçük bir rehber:

  • Salı: Bozkırda Bir Gün – Ulusal yarışmanın güçlü filmlerinden. Anadolu’nun yalnızlığı, insanın iç sesiyle buluşuyor. Akşam, Japon yönetmen Kore-eda’nın Monster filmiyle empati sınırlarınızı zorlayın.

  • Çarşamba: Köy Enstitüleri Belgeseli – Eğitim tarihine sinemasal bir bakış. Akşam, Almanya’dan gelen The Teachers’ Lounge ile öğretmenliğin görünmeyen yüzüne tanıklık edin.

  • Perşembe: İçimdeki Ses – Mizah ve dramın dengesi, gülümsetirken düşündürüyor. Ardından Jessica Chastain’in başrolde olduğu Memory ile hafızanın kırılganlığına yolculuk.

  • Cuma: Göçün Ruhu – Türkiye’de göçmenlik üzerine etkileyici bir belgesel. Akşam, İtalya’dan La Chimera ile arkeoloji ve aşkın iç içe geçtiği bir anlatıya dalın.

  • Cumartesi: Sonsuzluk Üzerine – Roy Andersson’un görsel şiir tadındaki başyapıtı. Günün finali ise ulusal yarışmanın en iddialı filmlerinden Geceye Doğru.

  • Pazar: Ödül Töreni – Kazanan filmler tekrar gösterilecek. Kaçıranlara ikinci şans. Merkez Park’taki ödül gecesi ise sinemanın bayramı gibi.

Adana’nın Ruhunu Yansıtan Festival

Altın Koza, yalnızca bir film festivali değil; Adana’nın ruhunu taşıyan bir buluşma. Şehir, bu festivalle hem hafızasını tazeliyor hem de geleceğine ışık tutuyor.

Eğer bu hafta Adana’daysanız, mutlaka bir filme girin. Belki de karanlıkta açılan perdede, kendinizi bulursunuz.