Adana, 10–12 Ekim’de yine kebabın dumanıyla, şırdanın kokusuyla, şalgamın ekşisiyle buluşuyor. Merkez Park’ta gerçekleşecek Adana Lezzet Festivali 2025, bu yıl “Kuşaktan Kuşağa” temasıyla kapılarını açıyor.

Elbette başrolde yine Adana kebabı var. Ama bu başrolün bir perde arkası, bir de fiyat etiketi var. Bir porsiyon kebap ortalama 350 TL. Kimi tezgahta 400, kimi ünlü ustada 450’ye kadar çıkabiliyor.

Peki, bu rakam sadece bir tabak mı? Hayır.

KEBABIN TABAKTAKİ YÜKÜ

Bir porsiyon kebapta sadece et yok. Yerel erkek kuzu eti, közlenmiş biber, yağlı ekmek, sumaklı soğan, domates salatası… Ve en önemlisi, Adana’nın sıcağıyla yoğrulmuş bir emek var. Ustanın teri, çırağın sabrı, kasabın titizliği, çiftçinin alın teri…

Kimi “Bir kebaba bu kadar para verilir mi?” diye soruyor. Ama mesele fiyat değil, mesele değer. Çünkü o kebap sadece bir yemek değil; coğrafi işaretli bir miras. Yıllardır usta-çırak geleneğiyle taşınan bir kültür.

50 KİLOMETRENİN İÇİNDEKİ LEZZET

Bu yıl festivalin bir başka özelliği daha var. Kullanılan tüm ürünler, en fazla 50 km çevreden geliyor. Yani tabağınızdaki domates bile bu toprağın eseri. Bu, sadece damak zevkine değil, sürdürülebilir gastronomiye de katkı demek.

FESTİVAL SADECE KEBAP DEĞİL

Elbette kebap tek başına değil. Ciğerden şırdana, şalgamdan taş kadayıfa kadar onlarca lezzet alanda olacak. Ünlü şeflerin gastroşovları, taş kadayıf atölyeleri, halk oyunlarıyla dolu bir program da cabası. Giriş ücretsiz, ama lezzetin bedeli damakta kalacak.

KÜLTÜRLE BULUŞMA

Adana Lezzet Festivali’nde kebap yemek, sadece bir tabak et yemek değildir. Bu, bir kültürle buluşmaktır. Belki pahalı gelecek, ama emin olun o kebap, herhangi bir sokak eti değil. Adana’nın sıcağında terlemiş ustaların, yerel üreticilerin, yılların birikiminin tabağa yansımasıdır.

Bu yıl kebap yerken, sadece eti değil; Adana’nın ruhunu da çiğneyin. Çünkü bu şehir, kebabıyla değil, kebabın etrafında kurduğu hikâyeyle tanınmak istiyor.