Köşe Yazıları

Sabun…

Fıkra bu ya… Köyün birinde camiye yakın bir yerde oturan bir aile varmış. Bu ailenin de çocukluktan delikanlılığa geçiş yaşında bir oğlu. Çocuk, cami müezzininin annesiyle arasında bir ilişki olduğundan..

Fıkra bu ya…

Köyün birinde camiye yakın bir yerde oturan bir aile varmış. Bu ailenin de çocukluktan delikanlılığa geçiş yaşında bir oğlu.
Çocuk, cami müezzininin annesiyle arasında bir ilişki olduğundan kuşkulanıyormuş. Çok geçmeden de buna tanık olmuş.
Babasına durumu anlatmış. Baba sakin, “Oğlum Allah onun cezasını verir” deyip geçiştirmiş.
Fakat ilişki devam ediyormuş, çocuk tekrar babasına durumu anlatmış, baba yine “Oğlum Allah onun cezasını verir” demiş tevekkül içinde.
Gurur ve onur meselesi yapan çocuk, bakmış ki babası bir şey yapmıyor, minarenin dar ve karanlık merdivenlerine sabun kalıbı koymuş, müezzin de minareden inerken, sabundan kayarak paldır küldür beyin üstü düşmüş ve oracıkta ölmüş.
Bir kaç gün sonra baba halinden memnun; “Oğlum demedim mi Allah onun cezasını verir diye…” demiş oğluna.
Çocuk sinirlenmiş;
“Bırak baba yaa!.. Ben minareye o sabunu koymasaydım, hoca efendi daha çooook iş açacaktı başımıza”

Şimdi, ÖSYM’de kurulan hırsızlık tezgâhının merdivenlerine birileri bir sabun koydu. Bu parti içi hiziplerin savaşı mıydı? Tarikat ve cemaatlerin devleti işgal kavgası mıydı bilinmez…

Ama bildiğim bir şey var ki; O sabun o merdivenlere konulmasaydı bu soru hırsızlığı ve milyonlarca gencin, öğrencinin geleceği, umutları çalınmaya devam edecekti..

Çürümüşlük, kokuşmuşluk hayatımızın her alanına sokuldu…

Temizlik için her yere sabun konulmalı…

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL