Köşe Yazıları

Gangster filmlerini gerçek hayatta yaşıyoruz

Hatırlar mısınız? Çocukluğumuzda Amerikan gangster filmleri olurdu…Bu dönem filmlerinin geneli 1930’larda, 1940’larda geçerdi. Alkol, silah ve uyuşturucu madde kaçakçıları olan, gangsterler çeteler kurarlardı. İllegal işlerinde yardımcı olmaları için bir dolu..

Hatırlar mısınız?

Çocukluğumuzda Amerikan gangster filmleri olurdu…Bu dönem filmlerinin geneli 1930’larda, 1940’larda geçerdi. Alkol, silah ve uyuşturucu madde kaçakçıları olan, gangsterler çeteler kurarlardı. İllegal işlerinde yardımcı olmaları için bir dolu da adamları olurdu.Bir de bunlara yardım ederek tutuklanmalarını engelleyen gangsterlerden haraç alan kirli polisler ve onlara yardım eden kirli avukatlar, yargıçlar, hakimler olurdu…Birde bu çeteler kendi aralarında güç savaşları yaparlardı…kavgalar olur, silahlar patlar, katliamlar yaparlardı…
Her türlü suçu işlerler ama tutuklanmazlardı…Çünkü daima onları el altından koruyan, onlardan valizler dolusu dolarla rüşvetler alan siyasiler olurdu.

Şimdi Türkiye bunları birebir yaşıyor….
Cumhuriyet tarihimizde bir ilk terörle savaşta yetkili Cumhuriyet Savcımız uyuşturucu baronu çıkıyor…

Savcı bu yetmemiş gibi bir de Fetö Borsası olarak Fetö tutuklularından 3 trilyon toplayarak suçlarından dolayı kovuşturmaya gerek yok diye onları serbest bırakmış.Bu alınan paraların ön yüzü, yani bilineni…bir de bilinmeyenleri var,bakalım o servetleri nerelerde çıkacak?….
Bu nasıl bir iş, bir kanun adamı, bir hukukçu akıl almıyor.
Bu da yetmiyor kuryeleri de bazı polisler, tam bir çete.

İşin başına gelelim 2000’li yıllar ve üniversite sınavlarında Fetöcülerin yaptığı hileler, sınav sorularının çalınıp kendi adamlarına verilmesi ve başkalarının hakları çalınarak, haksız kazanılan üniversiteler ve bu üniversitelerden mezun olan mühendisler, doktorlar, avukatlar, hakimler, savcılar için…
Başkalarının hakkının çalındığı hırsızlama olarak gasp etmiştir birileri.
İşte bunlar tek tek ortaya çıkmaya başladı.
Layık olmayan insanlar layık olmadıkları mevkilere getirilirse, bir ülke hukuk devletinden uzaklaşıp farklı bir rejimle yönetilirse, liyakatsizlik alıp başını giderse, olacağı budur.

Biyolojide bir yasa vardır “doğal seleksiyon ” denilir.Bunun anlamı doğada doğaya zararlı türlerin kendi kendilerini yok etmesidir…
Şimdi aynını yaşıyoruz.

Türkiye’deki zararlı türler tek tek açığa çıkıp, bir şekilde kendi kendilerini yok ediyorlar.Buna ilahi adalet de diyebilirsiniz.Pasta bölüşümünde kavga çıkan çeteler ve menfaat çevreleri savaşları da diyebilirsiniz…
Sonuçta neresinden tutarsanız tutun iki ucu da elinizde kalıyor.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL