YOĞURTUMUZA BİLE SAHİP ÇIKAMADIK…

Yayınlama: 05.04.2024
Düzenleme: 04.04.2024 17:16
A+
A-

Yoğurdun keşfiyle ilgili rivayetler çoktur. Ama genelde göçebe olan ve yoğun hayvancılıkla uğraşan Türk kavimlerinden ve Orta Asya steplerinden çıktığı varsayılır. Asya steplerinde sürülerini besleyen atalarımız yaşamlarını devam ettirebilmek için sürülerin sütünü tüketmek zorunda kalmışlar ve zamanla sütü yoğurt ve peynir yaparak işlemeyi öğrenmişlerdir. Atalarımız yoğurdu ,peyniri ve kımızı göçtükleri her yere taşımışlardır…(Kımız: At sütünden yapılan bir içki)

Yoğurt memeli hayvanların evcilleştirilmesiyle başlayan süreçte hayvanın yavrusuna sunduğu süte insanın göz dikmesiyle başlayıp sonra ortak olması ile sonuçlanınca sütün muhtemelen doğal koşullarda fermantasyon bakteri ile buluşması sonucunda oluşmuştur. Süt’ü fermantasyona uğratan laktik asit bakterileri sütü pıhtılaştırarak yoğurda dönüştürürler. Yoğurt  laktik asit bakterilerinin yarattığı bir eserdir.

YOĞURT….Biz icat ettik. Adını biz koyduk…Dünyanın hangi lisanı ile konuşulan Ülkesine giderseniz gidin ,yoğurdun üzerinde Türkçe  olarak ‘’YOĞURT’’ yazar…Gurbet ellerde  marketleri dolaşırken ,rafta akrabanı görmüş gibi olursun..,sarılasın gelir…

Ama bizim çok da umurumuzda olmayıp sahip çıkmadığımız için durup dururken yoğurdumuzun standardı değiştirildi. AB ye uyum ayağıyla protein oranı düşürüldü .Yüzde 12 oranında yağsız kuru madde bulunması şartı tamamen kaldırıldı.

Geleneksel olarak sade tüketilen kıvamlı ,koyu Türk yoğurdu cıvık hale getirildi .Böylece Türk pazarında yer bulamayan ,meyveli cıvık Avrupa malı yoğurtlara yol açıldı. Çok kısa sürede çocuklarımızın yoğurt konusundaki geleneksel damak tadı bile değişti.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.