TÜRK HALKININ RUHUNUN DERİNLİKLERİNİ BİLEN ADAM…AZİZ NESİN

Yayınlama: 15.06.2024
Düzenleme: 14.06.2024 10:31
A+
A-

Aziz Nesin ile Lise yıllarımda kendi kitaplarının etkinliğinde tanıştım. Sohbet etmiştik. Fotoğraflarımız da var. Hayatımda tanıdığım en mütevazi en sakin adamdı. İçine kapanık sessiz bir kişiliği vardı. Yazdığı kitaplardaki gürültücü, yaygaracı, komik bir o kadar da üç kağıtçı, lavgar, yalancı, yırtık insan ların taban tabana aksine realist sakin ve az konuşan sevgi dolu bir insandı. Ortaokul yıllarımdan itibaren tüm kitaplarını okumuştum…

Türk halkının ruhunun derinliklerini bu kadar bilen bir yazar çok az vardır. Çünkü yıllar evvel yazdığı  kitaplarını okuduğunuzda ‘’-Aaa bu politikacı bu günümüzdekilere ne kadar benziyor, aa anlattığı bu müteahhitler etrafımızdaki mevcutlarla aynı ,Aaa tarif ettiği köylü tipleri günümüzdekilerle aynıymış yahu ‘’diyebilirsiniz.

Çünkü onun yazdığı her satır…Türk halkının ruhunu yansıtan bir ayna gibidir.

AZİZ NESİN kim mi ?…

11 yaşında hafızdı. Çok dindar olan ailesinin etkisiyle Kuranı ezbere biliyordu ve sağlam bir din eğitimi almıştı…1935 de Kuleli Askeri Lisesini,1937 de Ankara Harp Okulunu bitirip Asteğmen oldu. Üsteğmen rütbesindeyken görev ve yetkisini kötüye kullandığı suçlamasıyla askerlikten uzaklaştırıldı. Çünkü ordu malzemesini ihtiyacı olan fakir bir köylüye vermişti.1947 de 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Çok aç kaldı. Bursa’ya sürgüne gönderildiğinde geceleri çöpleri karıştırıp yiyebildiği zamanlar oldu. Ve bir zaman geldi dünyanın en çok kazanan yazarları arasına girdi .Hiç çalmadı, hiç yolsuzluk yapmadı ,hiç arabası olmadı. Şehirde bir münibüs ya da bir belediye otobüsünde görebilirdiniz onu.

Yaşadığı süre içerisinde yüzlerce çocuğa yeme içme barınma giyinme okuma vs. tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde baktı. Yazdığı kitaplar sayesinde devletten hiç bir destek almadan bir vakıf kurdu ve o vakıf halen devam etmekte yetim öksüz ve fakir çocukları yetiştirmektedir.

Yetiştirdiği çocuklara diğer bazı vakıflarda olduğu gibi hiçbir şekilde tacizde bulunulmamıştır .Mezarı vakfın bahçesindedir…Çocuklar üzerinde oynasınlar diye yeri belli değildir.

Oğlunun yalısı ya da gemisi yoktur…Oğlu da zaten meslek sahibi bir Matematik Profesörüdür.

Ahlaken bitmiş insanların bu anlatılanları anlama olasılığı da yoktur.

Saygı ile anıyorum…

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.