Adana’nın baharı, sadece portakal çiçeklerinin kokusuyla değil, insanın içine işleyen bir coşkuyla gelir. Bu yıl Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı bir kez daha şehri adeta bir açık hava sahnesine dönüştürdü. Sokaklar dolup taştı, müzikler yankılandı, kahkahalar birbirine karıştı. Ama bu kez karnavalın en dikkat çeken yönlerinden biri, sporun o tanıdık ama her seferinde yeniden hayran bırakan birleştirici gücüydü.


Adana İdmanyurdu Kadın Futbol Takımı, yalnızca sahadaki performansıyla değil, karnaval alanındaki samimiyetiyle de gönülleri kazandı. Özellikle yabancı futbolcuların Adana sokaklarında halkla kurduğu sıcak diyaloglar, sporun aslında evrensel bir dil olduğunu bir kez daha hatırlattı. Forma, milliyet ya da dil fark etmeksizin aynı ritimde yürüyen insanlar… İşte karnavalın ruhu tam olarak buydu.


Takım Başkanı Metin Taylancı’nın sözleri ise bu güzel tablonun ardındaki insani tarafı gözler önüne serdi. Yoğun tempo içinde çocuklara yeterince vakit ayrılamadığını söylemesi, aslında sporun profesyonel yüzünün arkasındaki fedakârlıkları da hatırlattı. Ama belki de tam bu yüzden, o çocuklarla kurulan kısa ama içten anlar daha kıymetli hale geldi. Bazen telafi, planlı değil; spontane ve samimi olduğunda anlam kazanır.


Karnaval boyunca şehirde hissedilen “bayram havası” boşuna değildi. Çünkü burada sadece bir etkinlik değil, bir buluşma yaşandı. Tribünlerde ya da ekran başında izlemeye alıştığımız sporcular, bu kez hayatın tam ortasında, halkın arasında, omuz omuza yürüdü. Bu yakınlık, sporun ulaşılmaz bir alan olmadığını; aksine hayatın içinden doğduğunu ve yine hayatın içine karıştığını gösterdi.
Adana’nın sıcaklığı sadece havasında değil, insanında saklıdır derler. Bu karnavalda bir kez daha gördük ki, o sıcaklık sporla birleştiğinde ortaya unutulmaz anlar çıkıyor.

Belki bir maçın skoru unutulur, bir sezon kapanır, ama böyle günler hafızalarda uzun süre yaşamaya devam eder.

Sonuçta geriye şu kalıyor: Spor sadece kazanmak ya da kaybetmek değildir. Bazen bir çocuğun yüzündeki gülümseme, bazen farklı ülkelerden gelen insanların aynı ritimde eğlenmesi, bazen de bir şehrin kendini yeniden keşfetmesidir. Adana bu yıl da bunu başardı.