Birine gerçekten kulak vermek, onun yerinde olmayı düşünmek, yargılamadan anlamaya çalışmak… Eskiden bunlar insan ilişkilerinin doğal bir parçası gibiydi. Şimdi ise sanki herkes konuşuyor ama kimse birbirini duymuyor.
Birine gerçekten kulak vermek, onun yerinde olmayı düşünmek, yargılamadan anlamaya çalışmak… Eskiden bunlar insan ilişkilerinin doğal bir parçası gibiydi. Şimdi ise sanki herkes konuşuyor ama kimse birbirini duymuyor. Aynı şehirde, aynı sokakta, hatta aynı evin içinde yaşayan insanlar bile birbirine yabancılaşmış durumda.
Peki empati neden bu kadar zorlaştı?
Belki de çünkü herkes çok yorgun.
Geçim kaygısı, iş stresi, bitmeyen sorumluluklar, ekonomik baskılar… İnsanlar artık kendi hayat mücadelesinin içinde o kadar sıkışmış halde ki karşısındakinin ne yaşadığını anlamaya ayıracak sabrı bulamıyor. Trafikte bir korna sesiyle başlayan öfke, sosyal medyada tanımadığımız insanlara yöneltilen sert yorumlar, en küçük anlaşmazlıkta yükselen sesler biraz da bu birikmiş gerginliğin sonucu.
Bir başka sebep de hız.
Her şey çok hızlı. Haberler saniyeler içinde değişiyor, gündem bir gün bile aynı kalmıyor. İnsanlar düşünmeden yorum yapıyor, dinlemeden karar veriyor, anlamadan hüküm veriyor. Sosyal medya bize sürekli konuşmayı öğretti ama dinlemeyi unutturdu. Bir olay olur olmaz taraf seçiyoruz. Kim haklı, kim haksız diye tartışıyoruz ama çoğu zaman “Neden böyle oldu?” sorusunu sormuyoruz.
Empati biraz yavaşlamayı gerektirir çünkü. Karşındakinin hikâyesini anlamaya çalışmayı… Belki sert konuşan birinin kötü bir gün geçirdiğini, trafikte hata yapan birinin telaş içinde olduğunu, sessiz kalan birinin içten içe bir mücadele verdiğini düşünmeyi…
Toplum olarak öfkeye daha yakın, anlayışa daha uzağız artık. Bir yanlışta hemen linç etmeye, bir fikir ayrılığında tamamen silmeye eğilimliyiz. Oysa farklı düşünmek düşman olmak değildir. İnsan olmak, bazen karşındakini anlamaya çalışmaktan geçer.
Belki dünyanın büyük sorunlarını çözemeyiz. Ama birine biraz daha sabırlı davranmak, kırmadan konuşmak, hemen yargılamak yerine anlamaya çalışmak elimizde.
Çünkü empati eksildiğinde sadece nezaket değil, insanlık da biraz eksiliyor. Ve belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey; haklı olmak değil, birbirimizi gerçekten anlayabilmek.