Köz üzerinde pişen kebaplar, kızgın yağda şekillenen halka tatlılar, tezgâhlarda sıralanan yöresel yemekler ve Merkez Park'ın dört bir yanına yayılan birbirinden farklı kokular… 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali'nde üç gün boyunca kentin mutfak kültürü ön plandaydı. Bir yanda geleneksel lezzetleri tatmak için tezgâhlar arasında dolaşan ziyaretçiler, diğer yanda gördükleri yemekleri merakla inceleyen çocuklar vardı. Mangal başındaki ustalardan siparişleri yetiştirmeye çalışan ekiplere kadar festival alanının her köşesinde ayrı bir hareketlilik yaşandı.

Adanalılar için günlük yaşamın bir parçası olan kebap, şırdan, şalgam ve daha birçok geleneksel tat, farklı şehirlerden gelen ziyaretçilerin kilometrelerce yol katetmesinin nedenlerinden biri oldu. Adana Valiliğinin ev sahipliğinde, 9-11 Ekim tarihlerinde “Acısıyla Tatlısıyla On Yıl, On'ca Lezzet” temasıyla düzenlenen festival, onuncu yılını tamamladı. Yaklaşık 250 işletmenin stant açtığı organizasyonda, Adana'nın yöresel ürünlerinin yanı sıra farklı mutfaklardan lezzetler de ziyaretçilerle buluştu.

Bir Şehrin Tadı, Binlerce Yolun Nedeni (2)

KEBABIN ÖTESİNDE BİR LEZZET YOLCULUĞU

Adana mutfağının simgelerinden kebap, festivalin en fazla ilgi gören lezzetleri arasında yer aldı. Mangal başında pişirilen kebapların kokusu alana yayılırken şırdan, içli köfte ve sıkma gibi geleneksel ürünler de tezgâhlardaki yerini aldı. Kebap stantlarının önünde uzun kuyruklar oluşurken ziyaretçiler, kentin farklı tatlarını keşfetmek için festival alanını dolaştı.

Yemeklerin yanında Adana'nın kendine özgü içecekleri de sunuldu. Şalgam, meyan kökünden hazırlanan aşlama ve turşu suyu, özellikle şehir dışından gelen ziyaretçilere kentin içecek kültürünü tanıma fırsatı verdi.

Tatlı tezgâhlarında ise bici bici, taş kadayıf, karakuş tatlısı ve halka tatlı öne çıktı. Farklı çeşitlerde hazırlanan helvalar da ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Bir yanda şerbetli tatlılar hazırlanırken diğer yanda Adana'nın sıcak günleriyle özdeşleşen bici bici servis edildi. Et yemeklerinden geleneksel içeceklere, tatlılardan yöresel hamur işlerine uzanan çeşitlilik, kentin mutfak kültürünün farklı yönlerini aynı alanda buluşturdu.

TEZGÂHIN ÖNÜNDE MERAK, ARKASINDA EMEK

Festivalin görünen yüzünde yemekleri tatmak için bekleyen ziyaretçiler bulunurken tezgâhların arkasında yoğun bir çalışma temposu vardı. Siparişleri alan, malzemeleri hazırlayan, mangal başında kebap pişiren ve yemekleri servis eden çalışanlar, art arda gelen talepleri karşılamak için mesai harcadı. Ziyaretçilerin birkaç dakikada tükettiği lezzetlerin arkasında, hazırlıktan sunuma kadar uzanan bir emek bulunuyordu.

Bu emeğin dikkat çeken örneklerinden biri halka tatlının hazırlanışıydı. Metal bir aparattan kızgın yağa bırakılan hamur, büyük bir halka biçiminde şekillendirildi. Ustalar, uzun metal çubuklarla tatlıyı çevirerek her tarafının kızarmasını sağladı. Yağdan çıkarılan büyük halka tatlı, geleneksel hazırlama yöntemlerinin festival alanındaki dikkat çekici görüntülerinden biri oldu.

Ancak organizasyonun arkasındaki emek yalnızca yemek tezgâhlarıyla sınırlı değildi. Binlerce ziyaretçinin dolaştığı Merkez Park'ta, geride bırakılan atıkları toplamak ve alanı temiz tutmak için belediye personeli de çalışmalarını sürdürdü. Zabıta, polis ve bekçiler ise yoğunluğun yaşandığı festivalde düzenin ve güvenliğin sağlanması amacıyla görev yaptı. Bir yanda yemek tezgâhlarının önünde kuyruklar oluşurken diğer yanda temizlik ve güvenlik ekipleri, kalabalığın arasında çalışmalarına devam etti.

Bir Şehrin Tadı, Binlerce Yolun Nedeni

ONUNCU YILDA SIFIR ATIK VURGUSU

Festivalin geniş katılımla gerçekleştirilmesi, yiyecek ve içecek tüketiminin beraberinde getirdiği atıkların yönetimini de önemli hale getirdi. Organizasyonda çevreye duyarlı ürünlerin kullanılması ve temizliğin korunması hedeflendi.

Adana Valisi Mustafa Yavuz, festivalin sıfır atık anlayışıyla düzenlendiğini belirterek, “Sıfır atık anlayışıyla festivalimizi düzenledik. Tüm ürünlerimizi biyoçözünür üretmeye gayret ettik. Temiz, hijyenin ön planda tutulduğu bir festival yapmaya çalıştık” dedi.

Yavuz, üç gün boyunca şehir içinden, şehir dışından ve yurt dışından yüz binlerce ziyaretçinin ağırlandığını da açıkladı.

LEZZETİN COŞKUSU GÖKYÜZÜNE TAŞINDI

Gün boyunca mangal dumanlarının yükseldiği, yemek kokularının birbirine karıştığı Merkez Park'ta akşam saatlerinde bu kez müzik ve ışıklar öne çıktı. Zara ve Kıraç konserleriyle devam eden festival programı, Seyhan Nehri üzerinde gerçekleştirilen gösterilerle farklı bir görünüme büründü.

Festivalin onuncu yılı kapsamında düzenlenen gösteride bin dron gökyüzünü aydınlattı. Adana'nın tarihini, kültürünü ve gastronomik değerlerini yansıtan görüntülerin ardından lazer ve havai fişek gösterileri gerçekleştirildi. Nehir kıyısında toplanan vatandaşlar, gökyüzünde oluşan şekilleri ve renkli görüntüleri cep telefonlarıyla kaydetti.

Bir şehrin tadı, binlerce yolun nedeni-1

ÜÇ GÜNE SIĞMAYAN MUTFAK KÜLTÜRÜ

Onuncu yılını tamamlayan Uluslararası Adana Lezzet Festivali, 11 Ekim'de sona erdi. Merkez Park'ta kurulan tezgâhlar, farklı şehirlerden gelen ziyaretçileri Adana'nın geleneksel lezzetleriyle buluşturdu. Çocukların heyecanı, ustaların yoğun mesaisi ve alanın düzeni için çalışan ekiplerin emeği, üç günlük organizasyonun farklı parçaları oldu.

Erasmus öğrencileri Adana mutfağını keşfetti
Erasmus öğrencileri Adana mutfağını keşfetti
İçeriği Görüntüle

Merkez Park'taki üç günlük gastronomi buluşması sona ererken, kilometrelerce yol kat ederek Adana'ya gelen ziyaretçilerin ortak noktası değişmedi: Bir şehrin mutfağını, o şehrin kendisinde tatmak.

Kaynak: Haber Merkezi