Adana'nın zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturan 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, bu yıl gastronominin yanı sıra kadın emeği ve sıfır atık yaklaşımıyla da dikkat çekti. “Acısıyla Tatlısıyla 10. Yıl, On'ca Lezzet” sloganıyla 9-11 Ekim tarihlerinde Merkez Park'ta düzenlenen festivalde, Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Niyet Akademi ve Payhane de yerini aldı.
Adana kebabının başrolde olduğu festivalde, kentin mutfak kültürünün farklı tatları da ziyaretçilerle buluştu. Payhane standında sunulan sıkma, gözleme, içli köfte, mantı ve köfte ekmek, festivalin lezzet çeşitliliğine katkı sağladı. Çukurova'nın sofra geleneğinde önemli bir yere sahip olan bu lezzetler, yalnızca yemek kültürünü değil, nesiller boyunca aktarılan üretim ve paylaşma anlayışını da yansıtıyor. Adını “paylaşmak” kavramından alan Payhane ise bu kültürel birikimle kadınların ekonomik hayata katılımını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor.

Festivalin bir diğer dikkat çekici yönünü kadınların el emeği oluşturdu. Niyet Akademi'nin geri dönüşüm çalışmalarında atıl ahşaplar, kullanılmayan cam şişeler ve sandıklarda unutulan işlemeler yeniden değerlendirilerek çeşitli ürünlere dönüştürüldü. Festivalde kursiyerlere ücretsiz stant imkânı sunulması da kadınların emeklerini doğrudan kazanca dönüştürmelerine olanak sağladı.
Niyet Akademi Genel Koordinatörü Ayşegül Yılgör ile festivalin kadın üreticilere sunduğu fırsatları, Payhane'nin gastronomiyle buluşmasını, sıfır atık çalışmalarını ve el emeğinin değiştirdiği hayatları konuştuk.

“Festivalde kadın emeği kazanca dönüşüyor”
– Lezzet Festivali'nde hem Niyet Akademi hem de Payhane yer aldı. Bu organizasyon kadın üreticiler açısından neden önemli?
Biz Lezzet Festivali ve Portakal Çiçeği Festivali gibi büyük organizasyonlarda kursiyerlerimize ücretsiz stant imkânı sunuyoruz. Normalde bu tür etkinliklerde stant açmak ücretli. Ancak kadınlarımızın ürünlerini sergileyebilmeleri ve satış yapabilmeleri için bu imkânı ücretsiz sağlıyoruz.
Kadınlarımız kurslarda öğrendikleri tekniklerle üretim yapıyor, ardından ürünlerini doğrudan ziyaretçilere sunuyor. Böylece hem emeklerini tanıtıyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayabiliyorlar.

– Festivalde gördüğümüz bu üretim yolculuğunun arkasında nasıl bir kuruluş hikâyesi var?
2019 yılında Zeydan Karalar Başkanımızla birlikte Büyükşehir Belediyesi'nde göreve başladığımızda kadınlara yönelik meslek edindirme merkezlerinin eksikliğini gördük. Bu ihtiyacı karşılamak için çalışmalara başladık.
Niyet Akademi'nin açılımı, Nitelikli İş Gücü Yetiştirme Akademisi. Altyapı ve yönetmelik çalışmalarımızı tamamladıktan sonra 2021-2022 yıllarında faaliyetlerimizi hayata geçirdik.
Bugün Sarıçam, Yeşiloba, Turgut Özal Cumhuriyet Parkı, Beyazevler ve Mimar Sinan Kent Meydanı gibi noktalarda toplam dokuz şubemiz bulunuyor. Ayrıca iki Payhane kafemiz var.
Amacımız kadınların meslek edinmesi, üretime katılması ve ekonomik açıdan güçlenmesi.

“Payhane'nin temelinde paylaşmak var”
– Adana'nın geleneksel lezzetlerinin ön plana çıktığı festivalde Payhane de sıkma, gözleme ve içli köfte gibi tatlarla yer aldı. Peki paylaşma kültüründen doğan Payhane'nin kuruluş amacı nedir?
Payhane ismini paylaşmaktan yola çıkarak oluşturduk. Şu anda iki Payhane kafemiz bulunuyor.
Niyet Akademi'de kadınlarımıza eğitim veriyoruz. Ancak bu eğitimlerin üretime ve kazanca dönüşmesi de önemli. Payhane'yi kadınların üretim yapmasını ve ürettiklerini satarak gelir elde etmesini sağlamak amacıyla oluşturduk.
Kadınlarımızın yalnızca kurslara katılmasını değil, öğrendiklerini ekonomik hayata taşımasını istiyoruz.

“Atık malzemelere yeniden hayat veriyoruz”
– Bu yıl Lezzet Festivali'nde sıfır atık yaklaşımı öne çıkıyor. Niyet Akademi'de geri dönüşüm nasıl üretime dönüşüyor?
Geri dönüşüm bizim çok önem verdiğimiz bir konu.
Belediyemizin Park ve Bahçeler biriminde atıl durumda bulunan ahşap malzemeleri alarak atölyelerimizde değerlendiriyoruz. Bu malzemelerden çerçeveler, kapı süsleri ve farklı dekoratif ürünler hazırlıyoruz.
Kullanılmayan cam şişeleri de topluyoruz. Cam füzyon fırınlarımızda işleyerek çerezliklere ve süs eşyalarına dönüştürüyoruz.
Kadınlarımızın evlerinden getirdiği eski işlemeler de var. Sandıklarda yıllarca beklemiş kaneviçeleri ve nakışları yeniden değerlendirerek yastık kılıfları, runner'lar ve küçük perdeler hazırlıyoruz.
Böylece hem malzemelerin yeniden kullanılmasını sağlıyor hem de kadınlarımızın üretimine katkıda bulunuyoruz.

– Tarihi yapılardan çıkarılan kapı ve pencereleri de değerlendirdiğinizi biliyoruz. Bu ürünler nasıl ortaya çıkıyor?
Restorasyonu yapılacak tarihi binalarda kullanılmayacak duruma gelen eski kapılar, pencereler ve pervazlar bulunuyor. Bu malzemeleri alıp atölyelerimizde yeniden değerlendiriyoruz.
Küçük bir marangoz bölümümüz var. Burada eski kapılardan yatak başlıkları, pencerelerden duvar süsleri ve çiçeklikler yapabiliyoruz.
Bizim için önemli olan kullanılabilecek malzemelerin atılmasını önlemek. Kadınlarımızın emeğiyle bu malzemeler yeniden hayat buluyor.

“Kızımın üniversite kursunun ilk taksidini çıkardım”
– Festivaldeki satışların kadınların hayatına nasıl dokunduğunu gösteren unutamadığınız bir anınız var mı?
Çok fazla hikâyemiz var ama birini hiç unutmuyorum.
Ben genellikle kursiyerlerimizin stantlarını dolaşırım. Nasıl satış yaptıklarını, ürünlerini satıp satamadıklarını sorarım.
Bir gün yine stantları gezerken Esma Hanım yanıma geldi. Ağlıyordu ama çok mutluydu.
Bana, “Ayşegül Hanım, çok mutluyum” dedi.
Ne olduğunu sorduğumda, “Kızımın üniversite kursunun ilk taksidini çıkardım. Kızımı kursa gönderemeyecektim, taksidini çıkardım” dedi.
O ağlıyor, ben ağlıyorum...
Bizim için en büyük mutluluk bu. Kadınlarımızın kendi emekleriyle kazanç sağlaması, ailelerine katkıda bulunması ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi.

“Kursiyerlerimiz artık başka kadınlara eğitim veriyor”
– Niyet Akademi'de hangi alanlarda eğitimler veriliyor? Bu eğitimler istihdama nasıl yansıyor?
Çini, seramik, ahşap, resim, dikiş, nakış ve mefruşat gibi alanlarda kurslarımız var. Bunun yanında bilgisayarlı muhasebe, ön muhasebe, grafik tasarım, web tasarım ve F klavye eğitimleri de veriyoruz.
Halk eğitim merkezleriyle ortak çalışıyoruz. Kursiyerlerimiz eğitimlerini tamamladıklarında Millî Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika alabiliyorlar.
Kursiyerlerimizin yüzde 87'si kadın, yüzde 13'ü erkek. Son yıllarda özellikle gençlerin ilgisi de arttı. İş bulabilmek ve öz geçmişlerini güçlendirmek amacıyla eğitimlere katılıyorlar. Bütün kurslarımız ücretsiz.
Bizden eğitim alıp usta öğreticilik belgesi kazanan ve bugün Niyet Akademi bünyesinde eğitmen olarak çalışan kadınlarımız bulunuyor. Bir zamanlar kursiyerimiz olan kadınlar şimdi başka kadınlara eğitim veriyor.
Aşçılık eğitimi alıp Ramada Otel'in mutfağında çalışmaya başlayan bir kursiyerimiz var. Kuaförlük eğitimi aldıktan sonra kendi salonunu açan kursiyerimiz de var. Bu başarıları görmek bizim için çok kıymetli.

“Kadınlarımız burada yalnızca meslek öğrenmiyor”
– Üretim ve kazancın dışında, akademinin kadınların sosyal yaşamına nasıl bir katkısı oluyor?
Kadınlarımız buraya geldiklerinde yalnızca meslek öğrenmiyorlar. Aynı zamanda sosyalleşiyor, arkadaşlıklar kuruyor ve kendilerine zaman ayırıyorlar. Bazı kursiyerlerimiz buraya gelmenin kendilerine terapi gibi geldiğini söylüyor.
Kadın ve Aile Daire Başkanlığımızın desteğiyle psikolojik destek sağlanmasına da yardımcı oluyoruz. Geziler ve çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Daha önce hiç sinemaya veya tiyatroya gitmemiş kadınlarımızın bu etkinliklere katılmalarını sağlıyoruz.
Kadınlarımızın hem ekonomik hem de sosyal açıdan güçlenmesini önemsiyoruz.

– Festival dışında kadınların el emeği ürünleri nerede satışa sunuluyor?
Atatürk Parkı'nın Ziyapaşa Bulvarı tarafındaki girişinde, muhtarlığın yanında küçük bir Niyet Dükkan açtık.
Burada kadın üreticilerimizin ve eğitmenlerimizin hazırladığı ürünleri satışa sunuyoruz. Özellikle Adana temalı hediyelik ürünlere ağırlık veriyoruz.
Böylece kadınlarımızın ürünleri yalnızca festivallerde değil, farklı bir satış noktasında da vatandaşlarla buluşabiliyor.
“Niyet Akademi artık sınırları aşmalı”
– Son olarak, Niyet Akademi'nin geleceğine ilişkin hedefleriniz neler?
Çalışmalarımızın duyurulmasında belediyemizin basın ve sosyal medya ekiplerinin önemli katkısı var. Ancak daha fazla insana ulaşmamız gerektiğini düşünüyorum.
Özellikle son iki yıldır vatandaşlarımızın ilgisi arttı. Festivaller öncesinde “Niyet Akademi standı nerede, ilk oraya gelmek istiyoruz” diye mesajlar alıyoruz.
Bence artık sınırları aşmalıyız. Biz o noktaya geldik.
Bugüne kadar aldığımız yolun önemli olduğunu düşünüyorum. Daha fazla kadına ulaşmak ve bu çalışmaların gelişmesini sağlamak istiyoruz.

Festivalden geriye kalan emek
Üç gün boyunca Adana'nın yöresel tatlarını ziyaretçilerle buluşturan 10. Uluslararası Adana Lezzet Festivali, gastronominin üretim, paylaşım ve sürdürülebilirlikle kurduğu ilişkiyi de görünür kıldı.
Payhane standında sunulan sıkma, gözleme, içli köfte, mantı ve köfte ekmek festivalin lezzet çeşitliliğine katkı sağlarken Niyet Akademi'nin geri dönüşüm çalışmaları sıfır atık anlayışının farklı bir boyutunu ortaya koydu.
Kullanılmayan ahşapların, cam şişelerin ve eski işlemelerin kadın emeğiyle yeniden değerlendirilmesi, festivalde üreticilere ücretsiz stant imkânı sunulmasıyla birlikte ekonomik bir anlam da kazandı.
Bütün bu çalışmaların insan hayatındaki karşılığı ise Esma Hanım'ın hikâyesinde saklıydı. Festivalde yaptığı satışlardan elde ettiği gelirle kızının üniversite hazırlık kursunun ilk taksidini karşılayan bir anne, kadın emeğinin yalnızca bir ürün değil, yeni imkânlar da ortaya çıkarabildiğini gösterdi.
Adana'da bu yıl lezzetler sofraları, kadın emeği ise üretimi ve geleceğe uzanan umutları buluşturdu.




