Yatırımcının enflasyondan korunma refleksi banka bilançolarını baştan aşağı değiştirdi. 2026 yılının ilk çeyrek verileri, güvenli liman arayışının rakamlara nasıl yansıdığını açıkça gösteriyor. Toplam yurt içi mevduatın 26,4 trilyon liraya ulaştığı bu dönemde, altın hesapları yüzde 21,5 oranında (733 milyar liralık) güçlü bir artış kaydetti. Döviz hesaplarında biriken 10,3 trilyon liranın 4,1 trilyonluk aslan payı artık doğrudan altına ait.
ZİRVENİN SAHİBİ RİZE OLDU
Rakamların illere göre dağılımı incelendiğinde ezber bozan bir tablo ortaya çıkıyor. Bankadaki toplam parası içinde altına en çok güvenen şehir Rize. İlde açılan toplam mevduat hesaplarının yüzde 42,2'sini altın oluşturuyor. Rize'nin hemen ardından yüzde 36,5'lik oranlarla Malatya ve Çankırı geliyor. Kırıkkale, Elazığ, Kütahya, Bingöl, Artvin, Bayburt ve Karabük gibi illerde de yatırımcının birinci tercihi açık ara altın.
BÜYÜKŞEHİRLER KASAYI DOLDURDU ORANI DÜŞÜRDÜ
İşin hacim tarafında ise sürpriz yok. 1,4 trilyon liralık altın mevduatıyla İstanbul, Türkiye genelindeki altın birikiminin yüzde 35,5'ini tek başına elinde tutuyor. Ankara ve İzmir ile birlikte bu üç büyükşehrin pastadaki toplam payı yüzde 52,9'a kadar tırmanıyor. İlk 10 ilin toplam hacimdeki payı ise yüzde 68,6.
Ancak devasa hacme rağmen büyükşehirlerdeki altının mevduat içindeki payı oldukça sönük. İstanbul'da bankadaki paranın sadece yüzde 12'si altında dururken, bu oran Ankara'da yüzde 12,4 seviyesinde kalıyor. Yani Anadolu'daki yatırımcı varını yoğunu altına bağlarken, metropollerde yatırım sepeti çok daha parçalı bir görünüm çiziyor.
ENFLASYONA KARŞI TEK KALKAN
Bankacılık verilerindeki bu sert kaymanın temelinde reel getiri tablosu yatıyor. Enflasyondan arındırılmış verilere bakıldığında altın hesapları, ilk çeyrekte yatırımcısına reel olarak yüzde 10,5 oranında büyüme sağladı. Yıllık bazda ise bu oran yüzde 77,5 gibi çarpıcı bir seviyeye ulaştı. Aynı periyotta TL ve diğer döviz cinsinden hesaplarda ise reel daralma yaşandı. Bir yıl önce toplam mevduat içinde yüzde 9 olan altının payı, 2026 Mart sonu itibarıyla hızla yüzde 15,6'ya fırlamış durumda.
(Not: Bu haberde yer alan istatistiki bilgiler ve veriler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.)




