İş dünyasında çalışanların en önemli güvencelerinden biri olan kıdem tazminatı için Temmuz ayında yeni bir dönem başlıyor. Memur maaş katsayısına endeksli olan kıdem tazminatı tavanı, enflasyon beklentileri doğrultusunda güncellenmeye hazırlanıyor. 1 Temmuz 2026'dan itibaren özel sektör, 15 Temmuz 2026'dan itibaren ise kamu işçileri için geçerli olacak bu yeni düzenleme, tazminat hakkı doğan çalışanlar için daha yüksek bir ödeme potansiyeli anlamına geliyor.

Giydirilmiş brüt ücret fark yaratıyor
Kıdem tazminatı hesaplamasında "giydirilmiş brüt ücret" esas alınıyor. Bu, çalışanın sadece maaşını değil, düzenli olarak sağlanan tüm yan hakları da içeren bir hesaplama yöntemi. Yemek, yol, kira, eğitim ve aile yardımları gibi süreklilik arz eden ödemeler, tazminatın toplam tutarını doğrudan yukarı çekiyor.
Hangi ödemeler hesaba katılıyor?
Hesaplama yapılırken çalışanların kafasını karıştıran en önemli hususlardan biri, hangi yan hakların tazminata yansıyacağı. Düzenli olarak ödenen;
-
Yemek ve yol yardımları,
-
Kira, sağlık ve yakacak destekleri,
-
Sürekli ödenen primler,
-
Özel sağlık ve hayat sigortası primleri,
-
Evden çalışanlar için elektrik ve internet desteği, tazminat hesabına dahil ediliyor. Öte yandan, tek seferlik ödenen teşvikler, bayram harçlıkları ve düzensiz primler hesaplamanın dışında bırakılıyor.
Hesaplama nasıl yapılıyor?
Kıdem tazminatı, çalışanın son aldığı giydirilmiş brüt ücretin, çalışılan yıl sayısı ile çarpılmasıyla bulunuyor. Eğer kişi tam yılı aşkın bir süre çalışmışsa, bu süreler de oransal olarak tazminata ekleniyor. Temmuz ayında beklenen yüzde 12,86'lık artış gerçekleşirse, kıdem tazminatı tavanı 73 bin 301 liraya yükselecek. Damga vergisi kesintisi düşüldükten sonra çalışanın eline geçebilecek azami tutar ise yaklaşık 72 bin 744 lira seviyesinde olacak.





