Aziz İhsan Aktaş davasında 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in yaklaşık 16 aydır devam eden tutukluluğunun hükümle birlikte sürdürülmesine karar verilmesi tartışmaları beraberinde getirdi. Tekin’in avukatları, aynı dosyada benzer suçlamalar kapsamında ceza alan bazı sanıkların istinaf sürecine tutuksuz devam edecek olmasına dikkat çekerek tutukluluğun devamı kararına itiraz ediyor.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Aziz İhsan Aktaş davasında 24 Ağustos 2026 tarihinde hüküm açıklandı. Mahkeme, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi Celal Tekin hakkında rüşvet suçundan 8 yıl 4’er ay hapis cezası verdi. Mahkeme aynı zamanda yaklaşık 16 aydır tutuklu bulunan Tekin çiftinin tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.

Burhanettin Bulut’tan orman kararı tepkisi
Burhanettin Bulut’tan orman kararı tepkisi
İçeriği Görüntüle

Karar henüz kesinleşmezken dosyanın kanun yolu sürecinin istinafta devam etmesi bekleniyor.

Dava kapsamında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında 6 yıl 3 ay, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında ise 5 yıl 10 ay hapis cezası verilirken, Karalar ve Aydar’ın yargı sürecine tutuksuz devam etmesine karar verildi.

Oya Tekin’in avukatları ise aynı dosyada ortaya çıkan bu farklılığı gündeme taşıyarak, Tekin’in hüküm sonrasında neden tutuklu tutulmaya devam edildiğinin somut gerekçelerle açıklanması gerektiğini savunuyor.

SAVUNMA “EMSALİNE RASTLAMADIK” DİYOR

Tekin’in avukatlarının üzerinde durduğu başlıklardan biri, rüşvet suçundan verilen mahkûmiyet kararının ardından istinaf aşamasına tutuklu girilmesi.

Oya Tekin’in müdafisi Av. Dr. Emrah Aktürk, yaptıkları içtihat ve uygulama incelemelerinde TCK’nin 252. maddesi kapsamında rüşvet suçundan mahkûm edildikten sonra istinaf aşamasına tutuklu giren benzer bir sanık tespit edemediklerini belirtiyor.

Aktürk, aynı dosyada rüşvet suçundan mahkûm edilen başka sanıkların istinaf sürecine tutuksuz devam ettiğine dikkat çekerek, Tekin’in 16 ayı aşan tutukluluğuna rağmen cezaevinde bırakılmasını hukuken açıklanması gereken bir durum olarak değerlendiriyor.

Tekin’in avukatlarından Av. Enver Baltürk de yaptıkları incelemelerde benzer bir uygulamaya rastlamadıklarını ifade ediyor. Savunmanın “Türkiye’de bir ilk” olarak nitelendirdiği durumun, kanun yolu aşamasında yapılacak tutukluluk değerlendirmelerinde de gündeme getirilmesi bekleniyor.

ÖRGÜT SUÇLAMASINDAN BERAAT KARARI ÇIKTI

Yaklaşık 200 sanığın yargılandığı davanın önemli başlıklarından birini suç örgütü iddiası oluşturuyordu. Yargılama sonunda sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme suçlamalarından beraat kararı verildi.

Dosyanın merkezinde yer alan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Aziz İhsan Aktaş hakkında 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası verilirken, Oya ve Celal Tekin 8 yıl 4’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Oya Tekin hakkındaki suçlama, iddianamede “Eylem 59” başlığı altında yer aldı. İddia makamına göre Bilginay firmasının Seyhan Belediyesi’nden kalan hakedişlerinin ödenmesi karşılığında rüşvet istendi ve 19 Temmuz 2024 tarihinde Celal Tekin’e Ankara’da 1 milyon dolar verildi.

Savunma ise söz konusu paranın Oya Tekin’e verildiğine veya görüşmelerin doğrudan Oya Tekin ile gerçekleştirildiğine ilişkin bir iddia bulunmadığını, suçlamanın Celal Tekin’in “Oya Tekin’i temsilen” hareket ettiği iddiasına dayandırıldığını belirtiyor.

75 MİLYON LİRALIK ÖDEME SAVUNMANIN ODAĞINDA

Dosyada tartışılan bir diğer konu, Bilginay firmasına yapılan yaklaşık 75 milyon liralık hakediş ödemesi ile rüşvet verildiği ileri sürülen tarihin aynı güne denk gelmesi.

Savunma, ödemenin 19 Temmuz günü alınmış ani bir kararla yapılmadığını öne sürüyor. Buna göre söz konusu 17 ve 18 numaralı hakedişlerin faturaları 5 Temmuz’da kesildi, ödeme olurları 8 Temmuz’da alındı ve ödeme belgeleri 9 Temmuz’da düzenlendi.

Bu kronolojiye işaret eden Tekin’in avukatları, ödeme sürecinin iddia edilen rüşvet tarihinden önce başlatıldığını savunuyor. İddia makamının değerlendirmesi ve mahkemenin verdiği mahkûmiyet hükmü ise aksi yönde sonuç doğurdu.

“ADLİ KONTROL NEDEN YETERSİZ?”

Mahkeme, Oya Tekin’in tutukluluğunun devamında “adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı” değerlendirmesine yer verdi.

Savunma ise ilk derece yargılamasının tamamlandığını, delillerin toplandığını ve hükmün kurulduğunu belirterek bu aşamada tutukluluğun devamını gerektiren güncel koşulların somutlaştırılması gerektiğini ileri sürüyor.

Av. Dr. Emrah Aktürk, kaçma şüphesinin hangi somut olguya dayandırıldığının açıklanması gerektiğini belirterek yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü ve diğer adli kontrol tedbirlerinin neden yeterli görülmediğinin ortaya konulmasını istiyor.

İNFAZ HESABI DA İTİRAZIN GEREKÇELERİNDEN

Savunmanın hazırladığı infaz hesabı da tutukluluk kararına yönelik itirazların önemli başlıklarından birini oluşturuyor.

Avukatların hesabına göre Tekin hakkındaki 8 yıl 4 aylık ceza kesinleşmiş olsaydı ve açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya ilişkin diğer yasal şartlar da sağlansaydı, kapalı cezaevinde yaklaşık bir aylık sürenin ardından açık ceza infaz kurumuna ayrılması mümkün olabilecekti.

Savunma, yaklaşık 16 aylık tutukluluk süresinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek Tekin’in mevcut durumda kesinleşmiş bir mahkûmiyet halinde kapalı cezaevinde geçireceğini hesapladıkları süreden daha uzun zamandır kapalı cezaevinde bulunduğunu ileri sürüyor.

Bu hesap savunmanın hukuki değerlendirmesine dayanırken, Tekin hakkındaki hüküm henüz kesinleşmedi ve infaz aşamasına geçilmiş değil.

ÜÇ ÇOCUK 16 AYDIR ANNE VE BABALARINDAN AYRI

Oya ve Celal Tekin’in tutukluluklarının devam etmesi, çiftin üç çocuğunun da yaklaşık 16 aydır anne ve babalarından ayrı yaşaması anlamına geliyor.

Çocuklardan birinin 15 yaşında olduğu belirtilirken, kardeşler bu süreçte anne ve babalarını görebilmek için Silivri’ye gidip geldiklerini, doğum günleri ve bayramlar dahil birçok özel günü birlikte geçiremediklerini ifade ediyor.

Tekin çiftinin çocukları, anne ve babalarının aynı anda tutuklu bulunmasının aile hayatlarını değiştirdiğini ve günlük yaşamlarında önemli sorumluluklar üstlenmek zorunda kaldıklarını dile getiriyor.

Oya Tekin’in 31 Mayıs 2025’te gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, 4 Haziran 2025’te tutuklanmasıyla devam etti. İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının ardından da tutukluluk hali sona ermedi. Hükmün kesinleşmemiş olması nedeniyle dosyada istinaf süreci beklenirken, savunmanın tutukluluğa yönelik itirazlarının da kanun yolu aşamasında değerlendirilmesi gündemde. Kaynak: Toros / Haber Merkezi

Kaynak: Haber Merkezi