İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın 17'nci hafta duruşmasında gergin anlar yaşandı. Aralarında görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tutuklu ve tutuksuz 59 sanığın yargılandığı davada, savunma süresi nedeniyle mahkeme heyeti ile İmamoğlu arasında tartışma çıktı. Tartışmanın ardından mahkeme başkanı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 203. maddesini uygulayarak İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
İddianamede ağır suçlamalar yer alıyor
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında "örgüt lideri" olduğu iddiasıyla çok sayıda suçlama yöneltildi.
İddianamede İmamoğlu'nun; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet alma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarını işlediği öne sürüldü.
İmamoğlu hakkında 142 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Özgür Özel duruşmayı takip etti
Duruşmayı takip etmek üzere Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, savunma hakkının kısıtlandığını savunarak mahkeme sürecini eleştirdi.
Özel, sanık avukatlarının savunmalarının sınırlandırıldığını öne sürerek, Ekrem İmamoğlu'nun da benzer bir durumla karşı karşıya olduğunu söyledi. Savunma hakkının kutsal olduğunu belirten Özel, mahkemenin yaklaşımını kabul edilemez olarak nitelendirdi.
İmamoğlu: "Bu çok ağır bir hak ihlali"
Saat 14.23'te savunmasını yapmak üzere salona getirilen Ekrem İmamoğlu, sözlerine mahkemenin yargılama takvimiyle ilgili itirazlarını dile getirerek başladı.
İmamoğlu, 9 Temmuz'da duruşmaların tamamlanmasının planlandığını belirterek, kendisinden önceki sanıkların savunmalarını dinleyemediğini ve bunun savunma hakkının ihlali olduğunu savundu.
Kendisinin bir önceki duruşmada makul süre talebinde bulunduğunu ifade eden İmamoğlu, Fatih Keleş'in sorgusuna katılamadığını, soruları dinleyemediğini ve soru yöneltemediğini belirterek bunun "çok ağır bir hak ihlali" olduğunu söyledi.
Hakkındaki suçlamaların ağırlığına dikkat çeken İmamoğlu, böyle kapsamlı bir iddianame karşısında birkaç saatlik süre içerisinde savunmasının tamamlanmasının mümkün olmadığını ifade etti. Ayrıca eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın savunmasının 14 gün sürdüğünü hatırlatarak itirazlarının tutanağa geçirilmesini talep etti.

Mahkeme başkanı ile tartışma yaşandı
Mahkeme Başkanı ise davanın gereğinden fazla uzadığını belirterek yaklaşık dört aydır yargılama yapıldığını, belirlenen programda herhangi bir değişiklik yapılmayacağını söyledi.
Başkan, İmamoğlu'na savunmasını yapmasını, aksi halde susma hakkını kullandığının tutanağa geçirileceğini ifade etti.
İmamoğlu'nun itirazlarını sürdürmesi üzerine mahkeme başkanı, "Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım. Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım." dedi.
Bunun üzerine İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim." ifadelerini kullandı.
Mahkeme Başkanı ise, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz." diyerek Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 203. maddesini uyguladığını açıkladı ve görevlilere "Çıkarın salondan." talimatını verdi.
Yaşanan tartışmanın ardından Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı. Dava, diğer sanıkların yargılanmasına ilişkin işlemlerle devam etti.




