Ağız kokusu çoğu zaman sakız veya naneli ürünlerle geçici olarak bastırılmaya çalışılsa da bazı durumlarda önemli sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Diş eti hastalıkları, dil yüzeyinde biriken bakteriler, diş taşı ve yetersiz ağız hijyeni ağız kokusunun en sık karşılaşılan nedenleri arasında gösteriliyor.
Acıbadem Adana Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Diş Hekimi Bedii Ender Topçu, özellikle düzenli ağız bakımına rağmen devam eden ağız kokusunun mutlaka araştırılması gerektiğini belirtti.
“Yüzde 90’ı ağız içi nedenlerden kaynaklanıyor”
Ağız kokusunun yalnızca sosyal yaşamı etkileyen bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Topçu, bilimsel çalışmalara göre vakaların yaklaşık yüzde 90’ının ağız içi nedenlerden kaynaklandığını söyledi.
Topçu, “Ağız kokusu normal bir durum değildir. Diş eti hastalıklarından yetersiz ağız hijyenine kadar birçok sağlık sorununun ilk belirtisi olabilir. Bu nedenle düzenli ağız bakımına rağmen devam eden ağız kokusu mutlaka araştırılmalıdır” dedi.

Diş eti hastalığının ilk belirtisi olabilir
Geçmeyen ağız kokusunun farklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çeken Topçu, sinüzit, bademcik enfeksiyonları, bazı sistemik hastalıklar ve mideyle ilişkili rahatsızlıkların da ağız kokusuna yol açabileceğini belirtti.
Özellikle diş eti hastalıklarında ağız kokusunun ilk fark edilen belirtilerden biri olabileceğini vurguladı.
Sadece dişleri fırçalamak yeterli değil
Ağız kokusunu önlemek için yalnızca diş fırçalamanın yeterli olmadığına dikkat çeken Topçu, diş ipi veya ara yüz fırçasının da düzenli kullanılması gerektiğini söyledi.
Dil temizliğinin önemine de işaret eden Topçu, “Ağız kokusuna neden olan bakterilerin önemli bir kısmı dilin arka bölümünde bulunuyor. Bu nedenle düzenli diş fırçalamanın yanında diş ipi veya ara yüz fırçası kullanılmalı, en önemlisi de dil temizliği ihmal edilmemelidir” ifadelerini kullandı.
“Saklamak yerine nedenini araştırın”
Ağız kokusunun sakız ve benzeri ürünlerle bastırılmasının asıl sorunu çözmediğini vurgulayan Topçu, kalıcı şikâyetlerde nedenin belirlenmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Topçu, “Doğru tanı konulduğunda ağız kokusunun büyük bölümü başarılı şekilde tedavi edilebilir. Ağız kokusunu yalnızca bir koku problemi olarak değil, vücudun verdiği önemli bir uyarı olarak değerlendirmek gerekir” dedi.




