İkinci el konut satışlarında yaşanan artış, piyasada yeni yatırım arayışından çok mevcut birikimlerin yön değiştirdiğine işaret ediyor. Özellikle değeri sınırlı ve eski konutlarını elden çıkaran birçok yatırımcı, kısa sürede kazanç sağlama beklentisiyle birikimlerini altına yönlendiriyor.

Ancak sektör temsilcileri bu eğilimin sanıldığı kadar güvenli olmadığı görüşünde birleşiyor. Uzmanlara göre altın dönemsel fırsatlar sunsa da, konut uzun vadede değerini koruyan ve daha istikrarlı bir yatırım aracı olma özelliğini sürdürüyor.

Son dönemde el değiştiren ikinci el konutların büyük bölümünü, bulunduğu bölgede yeni bir konut almaya yetmeyecek değerdeki eski yapılar oluşturuyor. Bu konutlar, sahipleri tarafından satılarak daha hızlı prim yaptığı düşünülen yatırım araçlarına çevriliyor. Altın fiyatlarındaki sert yükseliş de bu tercihi cazip hale getiriyor.

EV SATILIP ALTIN ALINIR MI?

Altın fiyatları yükselişe geçti: Gram ve çeyrek altın ne kadar oldu?
Altın fiyatları yükselişe geçti: Gram ve çeyrek altın ne kadar oldu?
İçeriği Görüntüle

Emlak sektörü temsilcileri, son aylarda satışa çıkan konutların önemli bir kısmının “eski evi satıp nakde geçme ve altına yönelme” motivasyonuyla piyasaya sürüldüğünü belirtiyor. Ancak bu stratejinin uzun vadede ciddi riskler barındırdığı vurgulanıyor.

Uzmanlara göre konut, uzun vadede değerini koruyan ve güvenli liman olma özelliğini sürdüren bir yatırım aracı. Altın ise dönemsel olarak yüksek kazanç sağlayabilse de, sert fiyat dalgalanmalarına açık ve öngörülmesi zor bir piyasa sunuyor. Bu nedenle konutu tamamen elden çıkararak altına yönelmenin, istikrarlı bir varlıktan daha kırılgan bir yatırım alanına geçmek anlamına geldiği ifade ediliyor.

Sektör temsilcileri, konutunu satan birçok yatırımcının birkaç yıl sonra yeniden ev almak istediğinde fiyatların gerisinde kalma riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtiyor. İnşaat maliyetlerindeki artış, arsa üretimindeki sınırlılık ve yeni konut arzının yavaşlaması, konut fiyatlarını uzun vadede yukarı yönlü baskı altında tutuyor.

Uzmanlar, altının güçlü yükselişlerinin geçici bir getiri algısı oluşturduğunu ancak bu algının her zaman kalıcı olmadığını dile getiriyor. Konut ise fiyat artış hızından bağımsız olarak barınma ihtiyacını karşılaması, kira geliri sunması ve uzun vadeli varlık güvenliği sağlamasıyla öne çıkıyor. Bu nedenle konutun tamamen elden çıkarılması yerine, dengeli bir yatırım yaklaşımının daha sağlıklı olduğu belirtiliyor.

Türkiye Gazetesi’ne konuşan sektör temsilcilerine göre, ekonomik belirsizliklerin yoğun olduğu dönemlerde konut güvenli liman özelliğini korurken, altın portföy içinde sınırlı ve tamamlayıcı bir yatırım aracı olarak değerlendirilmelidir. Buna karşın bazı uzmanlar, konuttan çıkışın yalnızca yatırım tercihi değil, artan belirsizlik algısının bir sonucu olduğuna da dikkat çekiyor.

Altının kolay nakde çevrilebilir olması, dalgalı dönemlerde yatırımcıya psikolojik bir rahatlama sağlasa da, bu refleksin uzun vadeli varlık güvenliği açısından her zaman doğru sonuçlar üretmeyebileceği uyarısı yapılıyor.

Kaynak: Haber Merkezi