Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, kamu kurum ve kuruluşlarının özelleştirilmesiyle ortaya çıkan ekonomik ve sosyal sonuçların araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne önerge sundu. Barut, özelleştirme politikalarının hem üretim hem de istihdam üzerindeki etkilerine dikkat çekerek kapsamlı bir inceleme talep etti.
Stratejik sektörlere dikkat çekti
Enerji, telekomünikasyon, liman işletmeciliği, madencilik, sanayi ve tarım gibi kritik alanlarda gerçekleştirilen özelleştirmelere değinen Barut, geçmişte kamuya ait olan pek çok önemli kuruluşun özel sektöre devredildiğini hatırlattı.
Barut, “Özelleştirme sürecinde Türk Telekom, TÜPRAŞ, SEKA, TEKEL ve çok sayıda liman işletmesi ile elektrik dağıtım şirketi özel sektöre devredilmiştir. Bu işletmelerin bir kısmında üretim faaliyetlerinin azaldığı, bazılarının kapatıldığı ya da daraltıldığı görülmektedir” dedi.
“İstihdam kayıpları acı gerçeği ortaya koydu”
SEKA’nın kapatılması ve TEKEL’in özelleştirilmesinin ardından yaşanan iş kayıplarına işaret eden Barut, özelleştirme politikalarının yalnızca ekonomik değil, sosyal sonuçlar da doğurduğunu belirtti.
Barut, “Özelleştirme sonrası yaşanan istihdam kayıpları, kamu varlıklarının yok edilişinin yanı sıra sosyal etkilerin de ne kadar ağır olduğunu göstermiştir” ifadelerini kullandı.
Tarım ve sanayide dışa bağımlılık vurgusu
Tarım sektöründe kritik öneme sahip şeker ve gübre sanayisinde de benzer bir tablo yaşandığını kaydeden Barut, kamu etkisinin azalmasıyla yerli üretimin gerilediğini savundu.
Barut, “İGSAŞ, BAGFAŞ ve GÜBRETAŞ gibi kuruluşlarda kamu etkisinin azalmasıyla birlikte yerli üretim kapasitesi düşmüş, Türkiye’nin gübrede dışa bağımlılığı artmıştır. Bu durum çiftçilerin üretimden çekilmesine kadar varan sonuçlar doğurmuştur” dedi.
“Peşkeş iddiaları ve denetim eksikliği var”
Özelleştirme süreçlerinde kamu varlıklarının gerçek değerinin altında devredildiğine yönelik iddiaların gündeme geldiğini belirten Barut, denetim mekanizmalarının yetersizliğine de dikkat çekti.
Türk Telekom örneğini veren Barut, şirketin özelleştirilmesinin ardından finansal yapısının uzun süre tartışıldığını ve yeniden kamuya devri sürecinin dikkat çekici bir örnek olduğunu söyledi. Enerji ve altyapı alanındaki özelleştirmeler sonrasında ise fiyat artışları ve hizmet kalitesine ilişkin şikayetlerin arttığını ifade etti.
“Araştırma şart”
Özelleştirme politikalarının ekonomik ve sosyal etkilerinin bütüncül bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Barut, Meclis’e çağrıda bulundu.
Barut, “İş güvencesinin azalması, taşeronlaşmanın artması ve çalışma koşullarındaki değişimler ciddi sorunlar yaratmaktadır. Özelleştirilen işletmelerin yatırım, üretim ve istihdam politikalarına dair verilerin sınırlı olması sağlıklı değerlendirmeyi zorlaştırıyor. Bu nedenle özelleştirme uygulamalarının tüm boyutlarıyla ele alınması ve kamu yararını esas alan politikaların geliştirilmesi için Meclis Araştırması açılmasını istiyoruz” diye konuştu.





