Son dönemde emniyet birimlerinin hayata geçirdiği geniş çaplı çalışmalar, yeni nesil silahlı grupları yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen hukuki süreçlerde, söz konusu yapının faaliyet alanları ile eleman temin yöntemleri aydınlatıldı. Soruşturma dosyalarına yansıyan bilgiler, uluslararası sınırları aşan bir suç ağının varlığını doğruladı.
CASPERLAR SUÇ ÖRGÜTÜ KİMDİR VE LİDERİ KİM?
Kamuoyunda sıklıkla anılan bu grup, yeni nesil yasa dışı silahlı teşekküller arasında konumlandırıldı. İsmini doksanlı yıllarda vizyona giren bir sinema karakterinden alan grubun, görünmezlik algısı yaratma hedefiyle bu unvanı benimsediği anlaşıldı. İstanbul sınırları içindeki Bahçelievler, Bağcılar, Küçükçekmece ile Mardin kırsalında yoğunlaşan yapının yöneticiliğini İsmail Atız'ın üstlendiği tespit edildi. Yurt dışından talimat verdiği saptanan Atız'ın, bölgedeki eski suç liderlerinden Ufuk Tunçay'ın cezaevine girmesinin ardından gücünü artırdığı belirlendi. Ana akım medya platformlarında polis memuru Şeyda Yılmaz'ın şehit düşmesi ile on dört yaşındaki Ahmet Minguzzi'nin hayatını kaybetmesi olayları sonrasında ismini duyuran yapının, uyuşturucu ticareti ile tetikçilik eylemlerine karıştığı kayıtlara geçti.
CASPERLAR SUÇ ÖRGÜTÜ ÜYELERİ KİMLER VE KAÇ KİŞİDEN OLUŞUYOR?
Savcılık birimlerince hazırlanan sekiz yüz otuz dokuz sayfalık belgede toplam iki yüz yirmi üç şüphelinin ismi yer aldı. Bu kişilerden yüz kırk beşi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüpheliler listesinde en az yirmi çocuğun bulunması soruşturmanın dikkat çeken yanlarından birini oluşturdu. İsmail Atız dışında Güven Şeren, Serkan Cemal Güney, İbrahim Tankoş gibi isimlerin teşekkül içinde kilit roller üstlendiği aktarıldı. Beş ayrı ilde, yirmi dört ilçede gerçekleşen yüz on altı farklı suç eylemi belgelenirken yüz elli dört kişinin mağdur sıfatıyla dosyada yer aldığı açıklandı. Grubun toplam yedi cinayet olayından sorumlu tutulduğu bilgisi paylaşıldı.
KAMU GÖREVLİLERİ İLE BAĞLANTI İDDİALARI NELER?
Yürütülen incelemelerde, bazı devlet memurlarının yasa dışı gruba bilgi sağladığı yönünde ciddi bulgulara ulaşıldı. Şüpheliler arasında emniyet mensupları, gümrük muhafaza memuru, adliye personeli gibi kişilerin yer aldığı saptandı. Kırmızı bültenle aranan elebaşının Almanya'da yakalanıp serbest kalmasının ardından, orada görevli bir savcıya yönelik suikast hazırlığı yapıldığı yönündeki ihbarlar dosyaya eklendi. PolNet veri tabanı üzerinden yapılan gizli sorgulamaların şifreli mesajlaşma uygulaması SKY aracılığıyla grup üyelerine iletildiği anlaşıldı. Yasa dışı para trafiğinin Serkan Cemal Güney'in kurduğu yan bir sistem üzerinden yürütüldüğü, bir polis memurunun hesabına yapılan para transferinin sistem sorgusuyla aynı güne denk geldiği tespit edildi. Bu kapsamda gözaltına alınan on sekiz kişiden on dördü tutuklandı.
DALTONLAR İLE YAŞANAN HESAPLAŞMADA NELER OLDU?
Silahlı grup, kendi alanını genişletmek amacıyla Çirkinler, Ayazlar, Taşlar isimli diğer yasa dışı yapılarla ittifak kurdu. Bu birliktelik, Daltonlar adlı bir başka silahlı çete ile kanlı bir güç mücadelesini başlattı. Yirmi iki Ocak tarihinde Daltonlar mensubu Sezer Kaya, hücre evinde uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Saldırıda kadın bir çete üyesinin Kaya ile yakınlık kurarak kapıyı içeriden açtığı, tetikçilerin üçünün on sekiz yaşından küçük olduğu anlaşıldı. Olayın hemen ardından Daltonlar grubu misilleme yaparak Ahmet Cangi'yi infaz etti. Karşı grubun yöneticilerinden Bünyamir Yıkar, sosyal medya hesabı üzerinden öldürülen Kaya'nın fotoğrafını paylaşarak "Aslanım benim 7 saatin dolmadan intikamın alındı rahat uyu tek tek hesabı sorulacak rahat uyu sezom" ifadelerini kullandı. İki taraf arasındaki silahlı çatışmalar sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp Hollanda, İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, Belçika gibi Avrupa ülkelerine de sıçradı. Ercan Kaptan, Umut Hamdi Saraç, Yunus Erden, Caner Koçer, Furkan Yavuz isimli şahısların bu karşılıklı eylemlerde yaşamını yitirdiği belirlendi.
ÖRGÜTÜN SİLAHLANMA VE ELEMAN TEMİN YÖNTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Yapılanmanın özellikle parçalanmış ailelere mensup, on beş ile yirmi beş yaş aralığındaki gençleri hedef aldığı ortaya çıkarıldı. Motosiklet kullanma becerisine sahip bu gençlerin, on bin ile elli bin lira arasındaki meblağlar karşılığında silahlı eylemlere sürüklendiği anlaşıldı. İletişim ağı olarak şifreli uygulamaların yanı sıra popüler dijital oyunların sohbet odalarının kullanıldığı saptandı. Kısa video paylaşım platformu Tiktok, yapının güç gösterisi yaptığı ana mecra haline geldi. Esnafı haraç çarkına dahil eden grubun, yurt dışı numaralarından iş insanlarını arayarak ceza kestiklerini beyan ettikleri, ödeme yapmayanların iş yerlerini kurşunladıkları belirlendi. Operasyonlarda uzun namlulu silahlar, el bombaları, çelik yeleklerin yanı sıra sahte polis rozetleri ile üniformaları ele geçirildi.
CASPERLAR OPERASYONUNDA SON DURUM NEDİR?
İçişleri Bakanlığı kaynaklı bilgilendirmelerde, yasa dışı yapıya yönelik yirmi bir ili kapsayan yeni bir dalga başlatıldığı duyuruldu. Hakkında yakalama kararı çıkarılan yüz on yedi kişiden doksan altısının eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındığı açıklandı. Şüphelilerin lüks yaşam vaadiyle çocukları hücre evlerine yerleştirdiği, çalıntı araçlarla yaralama eylemleri organize ettiği ifade edildi. Emniyet güçlerinin suç ağını tamamen tasfiye etmeye yönelik sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü kaydedildi.





