YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Toros TV’de yayımlanan “Melisa ile Doğruya Doğru” programında Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Melisa Karmış’ın sorularını yanıtladı. Bulut; 31 Mart seçimleri, YENİ Parti’nin kuruluşu, ekonomi politikaları, genç işsizliği, uyuşturucuyla mücadele, erken seçim, Cumhurbaşkanı adaylığı ve Adana’daki orman yangınları hakkında açıklamalarda bulundu.
“İşin başlangıcı 31 Mart seçimleridir”
Siyasi sürecin 31 Mart yerel seçimleriyle başladığını belirten Bulut, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 46 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi olduğunu söyledi.
AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana ilk defa ikinci parti konumuna gerilediğini ifade eden Bulut, şunları kaydetti:
“İşin başlangıcı 31 Mart’tır. Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart’ta 46 yıl sonra birinci parti oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi ise kurulduğu günden bu yana ilk defa ikinci parti konumuna düştü. Bunlar çok kıymetli ve önemli gelişmelerdir.”
CHP’de gerçekleştirilen kurultayın ardından ortaya çıkan değişim ve sinerjinin seçim sonuçlarında etkili olduğunu savunan Bulut; İstanbul ve Adana başta olmak üzere belediyelerin pandemi ve deprem dönemlerindeki çalışmalarının da seçmen tercihlerine yansıdığını söyledi.

“Devletin kurumları muhalefete karşı kullanıldı”
İktidarın 31 Mart seçimlerinde aldığı sonucun ardından muhalefete karşı yeni bir süreç başlattığını ileri süren Bulut, valilik, emniyet, yargı, yasama ve medya gücünün iktidar adayı olan partiye karşı kullanıldığını savundu.
Bulut, şöyle konuştu:
“Uzun yıllar sandıktan birinci parti çıkan Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı güçle devletin tüm organlarını kullanarak seçimi kaybettiği ve iktidara aday olan partiye karşı adeta savaş açtı. Bu süreç belediye başkanlarımızla başladı.”
Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığını, ardından Adana’daki belediye başkanlarına yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini belirten Bulut; Kadir Aydar ve Zeydan Karalar hakkındaki süreçlere tepki gösterdi.
Zeydan Karalar hakkında yaklaşık 10 yıl önceki bir konu nedeniyle soruşturma başlatıldığını söyleyen Bulut, belediye başkanlarının ifadelerinin alınmasıyla yürütülebilecek işlemlerin gözaltı ve tutuklama tedbirlerine dönüştürüldüğünü savundu.
“Ya cezaevi ya iktidar partisi baskısı yapıldı”
Belediye başkanlarının hizmetlerinin engellenmeye çalışıldığını iddia eden Bulut, bazı belediye başkanlarına “Ya cezaevine gideceksin ya da iktidar partisine katılacaksın” baskısı yapıldığını öne sürdü.
Tüm müdahalelere rağmen 31 Mart seçimlerinde ortaya çıkan oy tablosunun değişmediğini dile getiren Bulut, muhalefetin kamuoyu araştırmalarında birinci parti olmayı sürdürmesi üzerine bu kez doğrudan parti yönetimine müdahale edildiğini savundu.

“Yüz yıllık partiye müdahale edildi”
CHP binasına yönelik müdahale sırasında plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullanıldığını belirten Bulut, yaşananların yüz yıllık bir partinin üyelerinde derin üzüntü oluşturduğunu söyledi.
Bulut, “İnsanlar yalnızca gaz nedeniyle ağlamadı. Yüz yıllık partilerinin bu şekilde teslim alınmasını içlerine sindiremediler. Bu, kolaylıkla kaldırılabilecek bir şey değildi” dedi.
Yaşananların ardından YENİ Parti’nin kurulduğunu anlatan Bulut, partinin adının, bütçesinin ve kuruluş iradesinin halktan geldiğini savundu:
“İşte tam o noktada YENİ Parti ortaya çıktı. Adını halk koydu, bütçesini halk oluşturdu. Vatandaşlarımız, ‘Kendinize yeni bir yol açın, bizi sahipsiz bırakmayın. Hep birlikte bunun üstesinden geliriz’ dedi. YENİ Parti böyle kuruldu.”
“İlk gün 91 milletvekiliyle ana muhalefet partisi oldu”
YENİ Parti’nin Genel Başkan Özgür Özel dahil olmak üzere 91 milletvekiliyle kurulduğunu hatırlatan Bulut, partinin kuruluşuyla birlikte TBMM’de ana muhalefet partisi konumuna geldiğini söyledi.
Bulut, Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı olduğu dönemde partinin kamuoyu araştırmalarında birinci sırada bulunduğunu, YENİ Parti’nin kuruluşundan sonra da bu konumun devam ettiğini belirtti.
“YENİ Parti, Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı olduğu dönemdeki oy oranından daha yüksek bir destekle birinci parti olmayı sürdürüyor” diyen Bulut, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önceki partinin bugün adı ve binası olabilir ancak içi ve ruhu artık orada değildir. Bana göre yargı eliyle yönetimi değiştirilmiş, seçilmiş yöneticileri görevden uzaklaştırılmış bir parti haline gelmiştir. Bugün yapılan açıklamalara bakıldığında kime ve neye hizmet edildiği de ortadadır.”

“Halkın sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceğiz”
YENİ Parti’nin geçmişte başlatılan değişim hareketinin devamı olduğunu belirten Bulut, partinin temel hedefinin vatandaşın gerçek gündemine odaklanmak olduğunu ifade etti.
Bulut, “Değişim kurultayından sonra halkın gündemiyle ve sorunlarıyla ilgilenmek, bunlara çözüm bulmak amacıyla nasıl çalıştıysak şimdi de kendimizi iktidara hazırlayan aynı anlayışla yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.
“18 günde 600 bin üye”
YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından 18 günde yaklaşık 600 bin yeni üye kaydettiğini belirten Bulut, bunun Türkiye siyasi tarihi açısından önemli bir rekor olduğunu söyledi.
Üyelerin yaklaşık 400 bininin internet üzerinden kayıt yaptırdığını anlatan Bulut, partiye öğrencilerden emeklilere kadar farklı toplum kesimlerinin düzenli aidat ödediğini kaydetti.
Bulut, Adana’da üye sayısının 30 bine, Çukurova ilçesinde ise 6 bine yaklaştığını ifade ederek yıl sonuna kadar Türkiye genelinde bir milyon üyeye ulaşmayı hedeflediklerini açıkladı.
“Fiyat algısı tamamen kayboldu”
Ekonomik dalgalanmaların toplumda umutsuzluk ve karamsarlık oluşturduğunu dile getiren Bulut, yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların fiyat algısını kaybettiğini söyledi.
Bir ürünün gerçek değerinin artık anlaşılamadığını belirten Bulut, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün pazara gittiğimizde domatesi 50 liraya görmek de 150 liraya görmek de bize normal geliyor. Bir ürünün gerçek fiyatının ne olduğunu artık bilmiyoruz. En büyük banknotu eskiden kolay kolay veremezdik. Şimdi otoparkta bile yetmez hale geldi.”
Piyasalarda fırsatçılık yapanların bulunduğunu ancak ekonomik krizin yalnızca pazarcı, manav veya marketlere yüklenemeyeceğini belirten Bulut, temel sorunun üretim maliyetleri ve ekonomi yönetimi olduğunu savundu.

“Suçlu pazarcı değil, yanlış ekonomi politikalarıdır”
Adana’nın farklı mahallelerinde pazarlar kurulduğunu hatırlatan Bulut, rekabetin haksız fiyat uygulamalarını belirli ölçüde engelleyebileceğini söyledi.
Bulut, “Ziyapaşa’da da Şakirpaşa’da da Mahfesığmaz’da da pazar kuruluyor. Bir pazarcı fırsatçılık yaparsa karşısında başka bir pazarcı vardır. Köylüye satış alanı açarsınız, kendi ürününü getirir ve gerçek fiyat ortaya çıkar. Buradaki temel mesele ekonominin iyi yönetilememesidir” dedi.
Çiftçinin dünya piyasalarıyla rekabet edebilmesi için üretim maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulayan Bulut, “İthalat yaptığınız ülkede mazot ve gübre daha ucuzsa Türk çiftçisinin aynı fiyatla üretim yapması mümkün değildir. Çiftçiye ‘Dünyayla rekabet et’ demek yetmez; ona aynı maliyet şartlarını sağlamak gerekir” ifadelerini kullandı.
Üniversiteli işsizliğine dikkat çekti
Plansız biçimde açılan üniversitelerin ve bölümlerin genç işsizliğini artırdığını belirten Bulut; binlerce avukat, eczacı ve ziraat mühendisinin mezun edildiğini ancak bu kişilere yeterli istihdam alanı oluşturulmadığını söyledi.
Üniversite mezunlarının işsizlikten en fazla etkilenen gruplardan biri olduğunu ifade eden Bulut, şunları kaydetti:
“Bu tablo bir günde oluşmadı. Yaklaşık 20 yıldır uygulanan politikaların sonunda üniversiteli işsizler kitlesi ortaya çıktı. Çok sayıda özel üniversite açıldı. Şimdi bazı bölümler kapanıyor veya öğrenci bulamıyor. Puanlar düşüyor ancak ailelerin çocuklarını okutacak ekonomik gücü kalmadı.”
Bir evde iki kişinin asgari ücretle çalışması halinde dahi başka şehirde okuyan bir üniversite öğrencisinin masraflarının karşılanamadığını savunan Bulut, üniversitelerdeki öğrenci sayısının düşmesini ekonomik krizin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

“Asgari ücret Türkiye’de ortalama ücrete dönüştü”
Asgari ücretin başka ülkelerde en düşük ücret sınırı olarak uygulandığını belirten Bulut, Türkiye’de ise çalışanların yarısından fazlasının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğini söyledi.
İnsanların açlık sınırındaki bir ücrete mahkûm edildiğini savunan Bulut, dolaylı vergilerin düşük gelirli vatandaşların üzerindeki yükü daha da artırdığını belirtti.
“Uyuşturucu kullanımı ilkokul çağlarına kadar indi”
Genç işsizliği, yoksulluk ve sosyal alanların yetersizliği ile uyuşturucu kullanımındaki artış arasında bağlantı bulunduğunu söyleyen Bulut, özellikle sentetik uyuşturucuların ciddi bir toplumsal tehlikeye dönüştüğünü ifade etti.
Bulut, şöyle devam etti:
“Türkiye’de uyuşturucu çok ciddi ve yaygın bir problem. Özellikle kimyasal uyuşturucuların kullanımı ilkokul çağlarına kadar düşmüş durumda. Bu belki de en büyük felaketlerimizden biri ancak yeterince tartışılmıyor. Uyuşturucuyla yalnızca polisiye tedbirlerle mücadele edilemez.”
Gençlerin spor, sanat ve sosyal etkinliklere ulaşamadığını, işsizlik nedeniyle gelecek planı yapamadığını anlatan Bulut, bir asgari ücretlinin ömür boyu gelirini biriktirse dahi ev sahibi olamayacağını savundu.
“Gençler biriktirmenin anlamı olmadığını düşünüyor”
Geçmişte emeklilik ikramiyesiyle ev alınabildiğini veya çocukların evlendirilebildiğini hatırlatan Bulut, bugün bu imkânların ortadan kalktığını söyledi.
Büyükşehirlerde kiraların asgari ücretin üzerine çıktığını ifade eden Bulut, gençlerin kazandıkları parayı biriktirmek yerine kısa sürede tükettiğini belirtti:
“Genç, ‘Neden biriktireyim?’ diye düşünüyor çünkü biriktirdiği parayla gelecekte herhangi bir şey alamayacağını biliyor. Bu durum toplumsal yarılmaya ve kaosa götürür. Uyuşturucu, şiddet ve suç da böyle bir ortamda artar.”
Uyuşturucu, şiddet ve toplumsal kaosun azaltılması için ekonomik sorunların çözülmesinin yanı sıra hukuk ve demokrasinin de güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Bulut, iktidarın bu yönde irade ortaya koymadığını ileri sürdü.

Erken seçim mesajı: “Yarın desinler, hazırız”
Olası bir erken veya baskın seçime ilişkin konuşan Bulut, YENİ Parti’nin her an seçime hazır olduğunu söyledi:
“Ne kadar erken seçim yapılırsa razıyız. Yarın desinler, yarın da hazırız. Çünkü ülke iyiye doğru gitmiyor. Ekonomi dip yapmış durumda. Hukuk ve demokrasi de her geçen gün geriye gidiyor.”
Yerel ve genel seçimlerin aynı tarihte yapılmasının anayasa değişikliği gerektirdiğini belirten Bulut, böyle bir teklif getirilmesi halinde değerlendirmeye hazır olduklarını söyledi.
İktidarın halen kamuoyu araştırmalarında ikinci sırada bulunduğunu savunan Bulut, bu nedenle kısa vadede erken seçim beklemediğini ifade etti. Bulut, kişisel tahmininin en erken Kasım 2027 olduğunu, aksi halde seçimin normal tarihinden birkaç ay önce yapılabileceğini kaydetti.
“Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu”
Cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarına da değinen Bulut, YENİ Parti’nin mevcut adayının Ekrem İmamoğlu olduğunu açıkladı.
Bulut, “Sonuna kadar Ekrem İmamoğlu bizim Cumhurbaşkanı adayımızdır. Yeni bir aday belirlemek gibi bir çalışmamız veya gündemimiz yok” dedi.
Seçim tarihi geldiğinde siyasi tablonun, İmamoğlu’nun hukuki durumunun ve kamuoyu araştırmalarının değerlendirileceğini belirten Bulut, şöyle konuştu:
“Burada mesele kişi değildir. Mesele, insanların aday olmasının önüne engel konulan ve diplomalarına müdahale edilen bu yapıdan Türkiye’yi kurtarmaktır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel her zaman ‘Kazanacak adayla gideceğiz’ diyor. Bugün itibarıyla bizim adayımız Ekrem İmamoğlu’dur.”
“Muhalefette kalmak gibi bir hedefimiz yok”
YENİ Parti’nin Meclis’te ülkeyi yönetmeye hazırlanan bir partinin sorumluluğuyla hareket edeceğini belirten Bulut, her düzenlemeye karşı çıkan klasik bir muhalefet anlayışını benimsemeyeceklerini söyledi.
Bulut, “Doğruları söyleyen, çözüm önerileri sunan, toplumu yönlendiren, dinamik ve hızlı karar alan bir parti olacağız. Meclis’te muhalefet görevimizi yapacağız ancak partinin bütün unsurları iktidar olmanın adımlarını atacak. Muhalefette kalmak gibi bir hedefimiz yok” ifadelerini kullandı.

“Adana’da belediye sayımız artacak”
YENİ Parti’nin Adana’daki örgütlenmesine de değinen Bulut, Çukurova, Ceyhan, İmamoğlu ve diğer ilçelerde teşkilatlanma çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Çukurova’daki toplantılara katılanların yaklaşık üçte birinin ilk defa bir siyasi partiye üye olduğunu söyleyen Bulut, emekli hâkimlerden öğrencilere kadar toplumun farklı kesimlerinden yeni isimlerin YENİ Parti’ye katıldığını aktardı.
Genç kadrolarla deneyimli siyasetçilerin birikimini harmanladıklarını belirten Bulut, “Adana’da birinci parti olacağımıza ve seçimlerde mevcut belediye sayımızı artıracağımıza canıgönülden inanıyorum. Sahada da böyle bir görüntü var” dedi.
“CHP’de taş ve beton kaldı, ruhu bizde”
CHP’de kalan isimlerle kişisel bir sorunlarının bulunmadığını dile getiren Bulut, siyasi mücadelenin kişiler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi.
Buna karşın CHP’nin siyasi mirasının YENİ Parti’ye geçtiğini savunan Bulut, dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalan arkadaşımız da bizim arkadaşımızdır, YENİ Parti’ye gelen de. Ancak Türkiye’de siyaset liderler ve politikalarla ilerliyor. CHP’nin önceki lideri bugün YENİ Parti’dedir. O partinin anlamı ve hafızası da buradadır. CHP’de bina, taş ve beton kaldı; ruhu ise bizdedir. Geçmiş seçimlerde alınan oyların ve belediyelerin siyasi mirası da YENİ Parti’ye gelmiştir.”
“Aladağ’da 16 ev tamamen yandı”
Programın sonunda Adana’da etkili olan orman yangınlarına ilişkin saha gözlemlerini aktaran Bulut, Aladağ’da 16 evin tamamen yandığını söyledi.
Yangından etkilenen bölgede vatandaşlarla görüştüğünü belirten Bulut, yaşanan tahribatı şöyle anlattı:
“Aladağ’daydık. Orada 16 ev tamamen yanmış, geriye hiçbir şey kalmamış. Sundurmalar, pencereler, tavanlar; aklınıza ne gelirse kül olmuş durumda. Vatandaşlar, ‘Yangın çıktığında kendimizi dışarı attık ama hâlâ aynı haldeyiz. Gelip hasar tespiti yapıyorlar, inceliyorlar ve gidiyorlar. Biz ne yiyeceğiz, nerede kalacağız, konteyner gelecek mi?’ diye soruyor.”
Vatandaşların yaşadığı mağduriyetin gündeme gelmesi için bölgedeki görüntüleri basın kuruluşlarıyla paylaştıklarını belirten Bulut, acil barınma ve temel ihtiyaç desteği sağlanması gerektiğini söyledi.

“Her yıl ormanlarımızın yanmasını kabul edemeyiz”
Her yıl tekrarlanan yangınlara karşı kalıcı önlemler alınması çağrısında bulunan Bulut; yangın bariyerleri, itfaiye kapasitesi, elektrik hatları ve kuruyan bitki örtüsünün temizlenmesi gibi konuların araştırılması gerektiğini ifade etti.
Bulut, şöyle konuştu:
“Bu yangınlar her yıl çıkıyor. Bunun mutlaka alınabilecek bir önlemi vardır. Kuruyan çalıların temizlenmesi mi gerekiyor, yangın bariyerleri mi kurulmalı, itfaiye ve ekipman sayısı mı artırılmalı? Bunların belirlenmesi gerekiyor. Her yıl ciğerlerimizin yanmasını kabul edemeyiz.”
Orman köylülerinin sürece katılması çağrısı
Orman köylerinde genç nüfusun kalmadığını ve köylülerin ormanla bağının zayıflatıldığını belirten Bulut, orman köylülerinin koruma ve temizlik çalışmalarına yeniden dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Geçmişte bölgede daha fazla insan yaşadığı için kuruyan çalıların temizlenebildiğini anlatan Bulut, bugün bu konuda ciddi bir eksiklik bulunduğunu ifade etti.
Bulut, Kozan, Feke, Karaisalı, İmamoğlu ve Aladağ’da yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.





