Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma ve operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadelede yapıların kimliği ya da hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerinin değil, ortaya konulan fiillerin esas alındığını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin suç örgütlerine karşı mücadelesini hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Gürlek, vatandaşların inanç ve dini duygularını istismar ederek suç işleyen ve bu yolla haksız kazanç sağlayan yapılara karşı gerekli adımların atıldığını ifade etti.

“Suç faaliyetlerinin aracı haline getirilemez”

Adalet Bakanı Gürlek, açıklamasında inanç özgürlüğü ile suç teşkil eden eylemlerin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti.

Gürlek, “Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez” ifadelerini kullandı.

Devletin bir yandan hukuken suç sayılan eylemlerle mücadele ederken diğer yandan vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünü korumaya devam edeceğini belirten Gürlek, bu iki konunun birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Soruşturmanın odağında suç yapılanması iddiası bulunuyor

Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.

Ömer Çelik'ten AK Parti'nin 25. yılına özel açıklamalar
Ömer Çelik'ten AK Parti'nin 25. yılına özel açıklamalar
İçeriği Görüntüle

Soruşturmanın herhangi bir sosyal veya dini faaliyete yönelik olmadığı, iddialara konu yapılanmanın hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir suç yapılanması olarak faaliyet gösterip göstermediğine odaklandığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında yolsuzluk, kara para aklama ve yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma suçlamaları yöneltildi.

17 ilde eş zamanlı operasyon

Soruşturma kapsamında ilk operasyon 13 Ağustos sabahı gerçekleştirildi. Ankara merkezli operasyon kapsamında 17 şehirde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Operasyonlarda aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler, soruşturma işlemlerinin tamamlanmasının ardından 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edildi.

32 şüpheli tutuklandı

Adliyeye sevk edilen 38 şüpheli hakkında mahkeme tarafından karar verildi. Aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 32 şüpheli tutuklanırken, 6 şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi.

Tutuklananlar arasında Alihan Kuriş’in yanı sıra Fahri Candemir, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar, Şeref Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Metin Güer, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Muharrem Hilmi Akbulut, Mehmet Aksu, Muhammed Dağ, Mehmet Bozpınar, Mehmet Akbacakoğlu, Ahmet Şimşek, Abdulkerim Emrah, İsa Çardak, Cevat Bağcı, Zeki Altınel, Hüseyin Türker, Mehmet Kurban, Mehmet Tekin, Mustafa Gökduman, Hamza Deniz, Kazım Per, Ahmet Uğur Pakcan, Rıdvan Erdal, Zübeyr Özcan, Hayrullah Uusl ve Muhammet Karaköse yer aldı.

6 şüpheli hakkında ev hapsi kararı

Mahkeme tarafından haklarında ev hapsi kararı verilen şüphelilerin ise Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökcen, Ömer Yılmaz, Ahmet Efe, Selman Süleyman Keşkekçi ve İsmail Hakkı Akgün olduğu belirtildi.

“Mücadelemiz kararlılıkla sürecek”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, devletin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin, yapıların kimliğine bakılmaksızın sürdürüleceğini belirterek, vatandaşların inançlarının istismar edilmesine karşı da gerekli hukuki adımların atılacağını ifade etti.

Gürlek, suç teşkil eden fiillerin herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluk kimliği üzerinden meşrulaştırılamayacağını vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi