Türkiye'nin deprem gerçeği üzerine yapılan son değerlendirmeler, Karadeniz kıyılarındaki yerleşim yerleri için yeni bir tablo ortaya koydu. Uzun bir dönem boyunca bölgede büyük sarsıntı beklenmediği yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, Ordu, Trabzon ve Rize'yi kapsayan sismik tehlikelere dikkat çekti. Uzman isim, sadece yakın fay hatlarının değil, yüzlerce kilometre uzaktaki kırıkların da sahil şeridindeki zemin yapısı nedeniyle büyük bir risk potansiyeli taşıdığını vurguladı.

YÜZLERCE KİLOMETRE UZAKTAKİ FAYLAR ETKİLİYOR

Deprem Cemberinde 3 Il Osman Bektastan Korkutan Uyari En Buyugu 66 Bekleniyor 1797751 202606180911 20260618091114 4

Bölgedeki tehlikenin boyutunu sosyal medya üzerinden paylaştığı verilerle anlatan Bektaş, kıyı şeridinin deprem kaynaklarından nasıl etkilendiğini ayrıntılarıyla aktardı. “Ordu-Trabzon -Rize yakın ve uzak deprem kaynaklarından nasıl etkileniyor?” sorusunu yönelten uzman isim, sıfır ile on kilometre arasındaki yakın kaynakların Karadeniz Sahil Fay Sistemi'nin ürettiği küçük ve orta büyüklükteki sarsıntılar olduğunu ifade etti. Elli ile üç yüz kilometre arasındaki orta ve uzak kaynakların ise Kuzey Anadolu Fayı, Kuzeydoğu Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen kırılmalardan oluştuğunu kaydetti.

Uzak sarsıntıların sahil şeridindeki etkisini açıklayan Bektaş, "Ordu-Trabzon-Rize için deprem tehlikesi yalnızca yakın faylardan değil, yüzlerce kilometre uzaktaki büyük fay sistemlerinden gelen uzun periyotlu dalgaların sahil dolguları ve zayıf zeminlerde büyümesiyle de şekillenmektedir. Bu nedenle AFAD sahilde, sağlam zemin için yer sarsıntı şiddetini 0,2-0,3 g veya en büyük depremi 6,6 olarak öngörmüştür." ifadelerini kullandı.

Müzeyyen Şevkin: Deprem bölgesinde hâlâ yeterli sayıda teknik kadro yok
Müzeyyen Şevkin: Deprem bölgesinde hâlâ yeterli sayıda teknik kadro yok
İçeriği Görüntüle

ZEMİN SIVILAŞMASI VE HEYELAN RİSKİ

Adana Büyükşehir Belediyesi’nden Teknik Personele Deprem Direnci Eğitimi

Uzak bölgelerden gelen düşük frekanslı dalgaların Karadeniz sahilindeki alüvyon ve dolgu zeminlerde daha yüksek şiddette hissedildiğini belirten uzman isim, yaşanabilecek muhtemel felaketleri de sıraladı. Ortaya çıkan bu tablo sonucunda yamaçlarda heyelanların tetiklenebileceği, dolgu alanlarında oturma ve yanal kaymaların gelişebileceği ifade edildi. Kıyıdaki gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma riskinin artacağı da yapılan hayati uyarılar arasında yer aldı.

DENİZDEKİ MİKRO DEPREM KÜMESİ BÜYÜYOR

Halk arasında yaygın olarak dile getirilen ‘Doğu Karadeniz sahili deprem üretmez’ düşüncesinin tamamen yanlış olduğuna işaret eden Prof. Dr. Bektaş, bölgedeki tektonik yapının son derece aktif çalıştığını hatırlattı. Kurumların öngördüğü tehlike sınırını hatırlatan uzman isim, “Karadeniz Sahil kesimi M6,6 büyüklüğünde bir depreme hazır olmalı” uyarısında bulundu.

Bölge açıklarında giderek artan hareketliliğe de mercek tutan Bektaş, denizde gelişen mikro deprem kümesine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“2024 yılında ise 4,8 Rize-Çamlıhemşin depremi ve onu izleyen Arhavi heyelanı oluştu. 2025’de Trabzon açıklarındaki3,2-3,5 depremleri bu kümeyi daha da büyüttü. 2026’da aynı küme 3,8 ile büyümeye devam ediyor”

Muhabir: Haber Merkezi