Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışanların yıllık ücretli izin sürelerinin hesaplanmasına ilişkin dikkat çeken bir karar verdi. Karara göre işçinin aynı işveren yanında daha önce çalıştığı süre, önceki çalışma dönemi sona ermiş ve kullanılmayan yıllık izin ücretleri ödenmiş olsa dahi sonraki çalışma döneminde hak kazanacağı yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde dikkate alınacak.

Karar özellikle emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi kapsamında emekli olduktan sonra aynı iş yerinde yeniden çalışmaya başlayan işçiler açısından önem taşıyor.

Yıllık izin süresi kıdeme göre değişiyor

İş Kanunu kapsamında bir iş yerinde işe başladığı tarihten itibaren en az bir yıl çalışan işçiler yıllık ücretli izne hak kazanıyor. Yıllık izin süresi ise işçinin hizmet süresine göre belirleniyor.

Buna göre hizmet süresi 1 yıldan 5 yıla kadar olan çalışanlara en az 14 gün, 5 yıldan fazla ve 15 yıldan az olanlara en az 20 gün, 15 yıl ve daha fazla hizmeti bulunanlara ise en az 26 gün yıllık ücretli izin verilmesi gerekiyor.

Yer altı işlerinde çalışanların yıllık izin süreleri dört gün artırılırken, 18 yaş ve altındaki çalışanlar ile 50 yaş ve üzerindeki çalışanların yıllık izin süreleri 20 günden az olamıyor. Bu süreler asgari olarak uygulanıyor ve sözleşmelerle artırılabiliyor.

Aynı işverendeki çalışma süreleri birleştiriliyor

Yıllık izne hak kazanmak için gerekli çalışma süresinin hesabında işçinin aynı işverene ait bir veya farklı iş yerlerinde geçirdiği süreler birleştiriliyor.

Ancak işçinin işten ayrılıp daha sonra aynı işverenin yanında yeniden çalışmaya başlaması durumunda önceki dönemin yeni yıllık izin hesabına nasıl yansıtılacağı konusunda uyuşmazlıklar yaşanabiliyor.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 31 Mart 2026 tarihli, 2026/572 Esas ve 2026/2864 Karar sayılı kararı bu konuda önemli bir değerlendirme ortaya koydu.

İşveren önceki dönemi hesaba katmadı

Yargıtay kararına konu olan uyuşmazlıkta işçi, aynı işveren yanında iki farklı dönemde çalıştı. İşçi, kullanmadığı yıllık izinlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek izin ücretlerinin ödenmesini istedi.

Konaklama platformlarına yeni kurallar
Konaklama platformlarına yeni kurallar
İçeriği Görüntüle

İşveren ise ilk çalışma döneminin sonunda işçinin haklarının ödendiğini ve daha sonra başlayan çalışma döneminin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

İş mahkemesi işçinin talebini kabul ederken, bölge adliye mahkemesi ilk çalışma döneminin tasfiye edildiğini gerekçe göstererek farklı yönde karar verdi. Dosya bunun üzerine Yargıtay’a taşındı.

Yargıtay önceki kıdemin dikkate alınmasına hükmetti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesinin değerlendirmesini hatalı buldu.

Kararda, işçinin ilk çalışma dönemindeki yıllık izinlerini kullanmış veya kullanmadığı izinlerin ücretini almış olmasının, ikinci çalışma döneminde hak kazanacağı yıllık izin gün sayısı belirlenirken önceki kıdeminin hesaba katılmasına engel olmadığı belirtildi.

Böylece işçi aynı işveren yanında yeniden işe başladığında yıllık izin süresinin belirlenmesi bakımından önceki hizmet süresinin tamamen yok sayılmaması gerektiği ortaya konuldu.

EYT ile emekli olup aynı iş yerinde çalışanları da ilgilendiriyor

Kararın en fazla dikkat çeken yönlerinden biri EYT kapsamında emekli olan çalışanlara olası etkisi oldu. Emekli olurken işten çıkışı gerçekleştirilen ve daha sonra aynı işveren yanında yeniden çalışmaya başlayan işçilerin önceki çalışma süreleri, yeni dönemde yıllık izin gün sayısı belirlenirken önem taşıyacak.

Örneğin aynı işveren yanında uzun yıllar çalıştıktan sonra EYT kapsamında emekli olan bir işçinin kıdem tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretleri ödenmiş olabilir. İşçi daha sonra aynı işveren yanında yeniden çalışmaya başlarsa, Yargıtay kararındaki yaklaşım doğrultusunda yıllık izin gün sayısı belirlenirken önceki hizmet süresi de hesaba katılacak.

Kullanılmayan izin ücreti işten ayrılınca ödeniyor

Yıllık ücretli iznin iş ilişkisi devam ederken para karşılığında kullandırılmaması gerekiyor. İşçinin kullanmadığı yıllık izinlere ilişkin ücret hakkı, iş sözleşmesinin sona ermesiyle gündeme geliyor.

İşçinin kendi isteğiyle ayrılması veya işveren tarafından işten çıkarılması bu hakkın doğması bakımından temel kuralı değiştirmiyor. İşçinin hayatını kaybetmesi halinde ise hak edilen izin ücretleri hak sahiplerine ödeniyor.

Yargıtay’ın son kararıyla birlikte, önceki döneme ilişkin izin ücretlerinin ödenmiş olmasının başka, sonraki dönemde uygulanacak yıllık izin süresinin belirlenmesinde toplam kıdemin dikkate alınmasının ise başka bir konu olduğu ortaya konuldu.

Kaynak: Haber Merkezi