Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaşması, hastalıkların erken teşhis edilebilmesi ve bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha fazla benimsemesi sayesinde yaşam süresinin uzadığına dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, asıl hedefin sadece uzun yaşamak değil, kaliteli bir hayat sürmek olması gerektiğini vurguladı.
Yaklaşık 30 yıl önce ortalama ölüm yaşının 55-60 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Şen, günümüzde bu sürenin belirgin şekilde arttığını ifade ederek, “Ömür uzadı ancak kalite aynı oranda artmadı. Asıl olan sadece ömrü uzatmak değil, sağlıklı ve kaliteli yaşlanmaktır” dedi.
“Obezite en büyük düşman”
Obezitenin günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirten Şen, fazla kilonun hareket kabiliyetini doğrudan etkilediğini söyledi. Şen, “Ömür uzuyor ancak obeziteyle birlikte hareket kabiliyeti azalıyor. Hareket kabiliyeti azaldığında diz, kalça ve omurga problemleri başlıyor. Bu durum, uzun yaşanan dönemi kalitesiz hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Çocukluk çağından itibaren hareketli yaşam alışkanlığının kazandırılması gerektiğini belirten Şen, “Herkese ‘harekette bereket vardır’ cümlesini öğretmeliyiz. Kaslar çalıştıkça damarlara pompa görevi yapar. Bu sayede beyne giden kan miktarı artar ve unutkanlık azalır. Şu anda 55 yaşından itibaren ciddi unutkanlıklar görülüyor. Ömür uzuyor ama kalitesiz bir yaşam ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Unutkanlığa karşı spor ve dengeli beslenme
Unutkanlığı önlemede en etkili yöntemlerden birinin düzenli spor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şen, tek tip beslenmeden uzak durulması gerektiğini söyledi. Akşam saat 19.00’dan sonra mümkün olduğunca yemek yenmemesinin önemli olduğunu vurgulayan Şen, “Yaklaşık 14 saatlik açlık süresi, uykuyla birlikte metabolizma ve beyin sağlığı açısından çok faydalıdır. Aralıklarla insülin direnci ve yüksek tansiyon ölçümleri yaptırmak, kişinin kendini kaliteli yaşlanma adına ödüllendirmesi demektir” dedi.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdüren bireylerin ileri yaşlarda da aktif kalabildiğine dikkat çeken Şen, “75 yaşlarını çok rahat gören, hatta 85 yaşına kadar aktif kalan bireyler var. Unutkanlığı az, hareket kabiliyeti yüksek, hâlâ sahnelere çıkıp şarkı söyleyen kişiler; beslenmeye, harekete, kitap okumaya, seyahat etmeye ve yeni insanlar tanımaya önem verenlerdir” ifadelerini kullandı.
Takviye gıda kullanımında güvenilir kaynak uyarısı
Kırklı yaşlardan itibaren yeterli besin alınamadığında ya da emilim bozukluklarında takviye gıdaların kullanılabileceğini belirten Şen, bu ürünlerin güvenilir yerlerden temin edilmesi gerektiğini söyledi. Şen, “Ancak bu ürünler mutlaka güvenilir yerlerden alınmalı. Takviye gıdalarını düzenli ve bilinçli kullanan bireyler, daha kaliteli bir yaşlılık dönemi geçiriyor” diyerek açıklamalarını tamamladı.




