Araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adana Şubesi tarafından Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen törenle anıldı. Gerçekleştirilen anma programına, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, CHP Adana Milletvekilleri Müzeyyen Şevkin ve Ayhan Barut, CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu, Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanvekili ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Esendemir ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından katılımcılar Uğur Mumcu Anıtı’na karanfiller bıraktı. Anma töreninde basın açıklamasını Atatürkçü Düşünce Derneği Adana Şube Başkanı İsa Kayadan okudu.
"Uğur Mumcu’yu bizden kopardılar"
ADD Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, “31 Ocak 1990 akşamı evinin önünde iki kurşunla katledilen Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy’un, üç yıl sonra da 24 Ocak 1993 sabahı otomobiline konulan bomba ile öldürülen araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun yaşamdan koparılmaları bir tesadüf değildir. Uğur Mumcu’yu bizden kopardılar. Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Eşref Bitlis, Musa Anter, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve nice yürekli, kararlı, laik Cumhuriyetçiler; sözlerine güvenilen saygın toplum önderleri ve gerçek aydınlar oldukları için yok edildiler" şeklinde konuştu.
"Sesine kulak vermek zorundayız"
Başkan Kayadan, “Bu nedenle yapılması gereken; şehitlerimizi sadece katlediliş yıl dönümlerinde kırmızı karanfiller ve nutuklarla anmak değil, uğruna can verdikleri düşüncelerini, değerlerini ve hedeflerini savunmak, bu mücadeleyi kitleselleştirmektir. Uğur Mumcu’nun ‘Laiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir’ diyen sesine kulak vermek zorundayız" diye ifade etti.
"Daima aklında tutmak zorundadır"
Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’taki tarihî sözlerine de yer veren Kayadan, şu ifadelerle konuşmasını sürdürdü: “Her yurttaşımız, Atatürk’ün 20 Ekim 1927 tarihinde Nutuk’un son sayfasında söylediği ‘Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum’ sözlerini ve devamında ‘Ey Türk istikbalinin evladı, işte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır’ diyerek verdiği görevi daima aklında tutmak zorundadır. Türk Ulusu, değişmez önderinin bu kutsal emanetine mutlaka sahip çıkacak, verdiği görevi her ahval ve şeraitte yerine getirecek, katledilen evlatlarının hesabını soracak, emperyal tuzakları bozacak ve Cumhuriyeti ilelebet payidar kılacaktır.”





