Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte sosyal medya, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olurken beraberinde ciddi sağlık risklerini de getiriyor. Türkiye’deki kullanım verilerinin dünya ortalamasının üzerinde seyretmesi, "problemli kullanım" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Çukurova Üniversitesi Elektromobil Takımı Avrupa sahnesinde
Çukurova Üniversitesi Elektromobil Takımı Avrupa sahnesinde
İçeriği Görüntüle

"Diğer bağımlılıklara açılan bir kapı"

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Akademi Direktörü Hakan Çetin, sosyal medyanın henüz literatürde net bir bağımlılık türü olarak tanımlanmasa da diğer bağımlılıklar için güçlü bir tetikleyici olduğunu belirtti. Rapora göre, sosyal medyada geçirilen uzun süreler bireyleri şu risklerle karşı karşıya bırakıyor:

  • Özendirme: Reklamlar ve fenomen paylaşımları üzerinden tütün, alkol ve uyuşturucu madde kullanımına maruz kalma.

  • Kumar Riski: Dijital mecralardaki oyun ve bahis içerikli yönlendirmeler.

  • Duygusal Boşluk: Stres ve duygularını yönetemeyen bireylerin sosyal medyayı bir "kaçış" olarak kullanması.

Psikolojik etkileri: Depresyondan öfkeye

YEDAM Uzman Klinik Psikolog Tülin Güler, sosyal medyanın beynin haz bölgesi üzerinde dopamin salgılatarak kısa vadeli rahatlama sağladığını ancak uzun vadede ağır faturalar çıkardığını ifade etti. Güler, yoğun kullanımın; depresyon, anksiyete, odaklanma sorunları, akademik başarısızlık ve özgüven problemlerine yol açtığının altını çizdi.

Bağımlı mısınız? İşte belirtiler

Uzmanlar, bir kişinin sosyal medya bağımlılığı riski taşıyıp taşımadığını anlaması için şu kriterlere dikkat çekiyor:

  • Kullanım miktarını kontrol edememe ve başarısız bırakma girişimleri.

  • Kullanmadığı zamanlarda yoğun yoksunluk ve endişe hissi.

  • Sosyal ilişkilerin, iş veya okul hayatının bozulmasına rağmen kullanıma devam etme.

  • Gerçek dünyadan koparak dijital dünyayı tek "mutluluk" kaynağı olarak görme.

"Bağımlılık düzelebilen bir hastalıktır"

Yeşilay, Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak 2014 yılından bu yana bağımlılıkla mücadele eğitimleri veriyor. Hakan Çetin, çözüm için "dijital okuryazarlık" ve "yaşam becerileri" eğitimlerinin kritik olduğunu vurguladı. Sosyal medya bağımlılığından YEDAM desteğiyle kurtulan 36 yaşındaki D.S’nin hikayesi ise umut veriyor. Gastronomi kursu gibi yeni ilgi alanlarına yönelerek ekran bağımlılığını yenen D.S, "Kaçış olarak gördüğümüz bu alan aslında içsel yalnızlığımızı derinleştiriyor" diyerek gençleri destek almaya çağırdı.

Kaynak: AA