Çukurova Üniversitesi öncülüğünde yürütülen TÜBİTAK destekli projeyle, iklim değişikliğine uyumlu, hastalığa ve kuraklığa dayanıklı çilek, turunçgil, buğday ve biber çeşitlerinin geliştirilmesi amacıyla çalışma yapılıyor. Laboratuvar ortamında geliştirilen yeni nesil tohumların serada deneme ekimleri gerçekleştiriliyor.

TÜBİTAK Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı desteğiyle 2023'te “Türkiye Tarımsal Üretiminde Küresel İklim Değişikliğine Uyumlu Sürdürülebilir Tarım Teknolojileri Platformu (S-ATP)” oluşturuldu. Çeşitli üniversiteler ile tarım ve teknoloji firmalarının yer aldığı platformda, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yaşa Kafkas, “Çukurova Bölgesi İçin Farklı Bitki Türlerinde Biyotik ve Abiyotik Stres Faktörlerine Karşı Yeni Nesil Islah Stratejileri ile Yeni Çeşitlerin Geliştirilmesi” projesini hazırladı.

Adana Dahil 33 Ilde Dev Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu (3)

75. Yıl Anadolu Lisesi ve GSB Yüreğir Gençlik Merkezi'nden ortak başarı
75. Yıl Anadolu Lisesi ve GSB Yüreğir Gençlik Merkezi'nden ortak başarı
İçeriği Görüntüle

18 Milyon Liralık Destek

Kilis Üniversitesi, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü ve Mersin’deki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü ortaklığında yürütülen projede, üretim, tüketim ve ihracat potansiyeli gözetilerek çilek, turunçgil, buğday ve biber çalışma konusu olarak belirlendi.

Özbekistan, Mısır, Güney Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, İran, Suriye, İspanya ve Fas’tan öğretim üyeleri ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin de yer aldığı projeye TÜBİTAK tarafından yaklaşık 18 milyon lira destek verildi.

Proje kapsamında laboratuvara yeni cihaz alınmasının yanı sıra Çukurova Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü binasının terasına da sera kuruldu. Laboratuvarda geliştirilen çeşitlerin serada deneme ekimleri yapılarak, hastalık ve kuraklığa en dayanıklı türlerin belirlenmesi hedefleniyor.

Adana Dahil 33 Ilde Dev Göçmen Kaçakçılığı Operasyonu (1)

Kuraklığa Dayanıklı Çeşitlerin Geliştirilmesi Hedefleniyor

Proje lideri Prof. Dr. Ebru Yaşa Kafkas, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda küresel iklim değişikliğinin tarımsal üretimi de olumsuz etkilediğini söyledi.

Kafkas, yüksek sıcaklık ve kuraklık nedeniyle aşırı sulama yapıldığını, bunun topraklarda tuzluluk gibi olumsuzlukların yanı sıra hastalık çeşitlerinde ve zararlı popülasyonlarında değişimlere yol açtığını belirtti. Bitkilerdeki hastalık çeşitlerinin sayısı ve etkisinin artmasının, özellikle pestisit kullanımı nedeniyle insan ve çevre sağlığını doğrudan olumsuz etkilediğine dikkati çeken Kafkas, bu nedenle böyle bir proje girişiminde bulunduklarını ifade etti.

Çukurova bölgesinin ticari üretiminin büyük bir kısmını oluşturan turunçgil, biber ve stratejik ürün olan buğday ile acı dolma biber ve çilekte araştırmalara başladıklarını aktaran Kafkas, projenin hedeflerini şöyle özetledi:

  • Çilek: Yeni ıslah yöntemleriyle hastalıklara dayanıklı veya toleransı yüksek çeşitlerin geliştirilmesi.
  • Biber ve acı dolma biber: Kuraklığa, tuza ve hastalıklara dayanıklı yeni çeşitlerin ülkeye kazandırılması.
  • Buğday: Yazlık ve kışlık üretimde, makarnalık ve irmik sektörüne uygun, kuraklığa dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi.
  • Turunçgil: Kuraklığa toleransı yüksek ve dayanıklı yeni anaçların elde edilmesi.

“Çeşitleri Üretici Koşullarında da Denememiz Gerekiyor”

Çalışmanın geliştirme aşamalarında olumlu sonuçlar elde ettiklerini belirten Kafkas, çeşitlerin üretici koşullarında da denenmesi ve demonstrasyon yapılması gerektiğini söyledi. Kafkas, 1-2 yıl içerisinde küresel iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık stresine karşı, hastalıklara toleransı yüksek yeni çeşitleri ülkeye kazandırmayı umduklarını ifade etti.

Yeni Islah Teknolojileri de Araştırılıyor

3 yıldır devam eden projenin gelecek yıl ağustos ayında sona ereceğini belirten Kafkas, yeni çeşit geliştirme teknolojilerinin de araştırıldığını vurguladı.

Yeni çeşitlerin geliştirilmesinin uzun yıllar aldığını ifade eden Kafkas, hedeflerinin ıslah süresini kısaltacak yeni teknolojiler geliştirmek olduğunu söyledi. Kafkas, örnek olarak bir çeşitte kuraklıkla ilgili aday gen belirlenmesi halinde, benzer konuda çalışan dünyadaki tüm araştırmacıların bu geni kullanarak kendi genetik kaynaklarını test edebileceğini, sahip oldukları çeşitlerin kuraklığa dayanıklı olup olmadığını öğrenebileceğini anlattı.

Kafkas, yeni bir ıslah programı oluşturmaya başlayanların da uzun süre beklemeden aday genle çeşidi test ederek kuraklığa dayanıklılığını kısa sürede öğrenebileceğini, böylece tohum ekme ve çimlenme aşamalarına geçmeden eldeki çeşidi eleyebileceklerini belirtti. Bunun zaman tasarrufu sağladığını, buna bağlı olarak ekonomik kazanç ortaya çıkardığını vurgulayan Kafkas, ıslahta sürenin kısaltılmasının hem bugünün hem de sonraki nesillerin araştırmacıları için büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA