TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Fon Yatırımları Hakkında Kanun Teklifi'nin komisyon görüşmelerinde fon yatırımcılarının yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekti. Krizin yönetilme biçimini eleştiren Kısacık, yatırımcıların kayıplarının giderilmesi için daha etkili adımlar atılması gerektiğini belirtti.

Fon krizinin yalnızca ekonomik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Kısacık, emeklilerden öğrencilere, iş insanlarından birikimlerini yatırım fonlarında değerlendiren vatandaşlara kadar geniş bir kesimin süreçten etkilendiğini söyledi. İktidarın ve ilgili bürokratların yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi konusunda büyük sorumluluk taşıdığını ifade etti.

“1 Temmuz'da uyarmıştık, önergemiz reddedildi”

Fon piyasasında yaşanan sorunların 17 Eylül'de ortaya çıkan krizle başlamadığını belirten Kısacık, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'ın Haziran 2026'da Türkiye'ye yönelik uyarılarını hatırlattı.

Bu uyarıların ardından 1 Temmuz 2026 tarihinde TBMM'ye araştırma önergesi sunduklarını söyleyen Kısacık, önergenin borsadaki suistimallerin araştırılması, küçük yatırımcıların korunması ve denetim faaliyetlerinin güçlendirilmesi amacı taşıdığını belirtti.

Kısacık, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Haziran ayında MSCI, borsada koordineli olarak yatırımcıların yanıltıldığını ve tedbir alınması konusunda Türkiye’ye uyarı vermişti. Bu uyarıdan hareketle 1 Temmuz 2026 tarihinde borsadaki suistimallerin araştırılması, küçük yatırımcının korunması ve Sermaye Piyasası Kurulu ile Borsa İstanbul’un denetim faaliyetlerinin güçlendirilmesi amacıyla araştırma önergesi vermiştik. Ancak uyarımız dikkate alınmadı ve önergemiz Cumhur İttifakı milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.”

Mustafa Özkan’dan Yerel Yönetime Sert Eleştiri: "Adana Laf Değil, Hizmet Bekliyor!"
Mustafa Özkan’dan Yerel Yönetime Sert Eleştiri: "Adana Laf Değil, Hizmet Bekliyor!"
İçeriği Görüntüle

Araştırma önergesinin reddedilmesini eleştiren Kısacık, 17 Eylül'de yaşanan krize giden süreçte gerekli önlemlerin alınmadığını savundu. TBMM'nin denetim görevinin yeterince işletilmediğini öne süren Kısacık, daha önce yapılan uyarıların dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.

“Yüz binlerce insanı ilgilendiren çok ciddi bir kul hakkı var”

Yaşanan krizin toplumsal etkilerine de değinen Sadullah Kısacık, yatırım fonlarında birikimlerini değerlendiren vatandaşların önemli mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Emeklilerin, öğrencilerin, iş insanlarının ve yıllarca çalışarak tasarruf yapan vatandaşların kayıplarının görmezden gelinemeyeceğini belirten Kısacık, sürecin ekonomik olduğu kadar vicdani ve hukuki bir sorumluluk da taşıdığını ifade etti.

Kısacık, “Yüz binlerce insanı ilgilendiren çok büyük ve çok ciddi bir kul hakkı var” diyerek yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

İktidarın ve ilgili kamu görevlilerinin bu süreçte önemli bir sınav verdiğini savunan Kısacık, şöyle konuştu:

“Şu anda çok ciddi bir hırsızlık var. Emeklisinden öğrencisine, iş adamından ömrü boyunca çalışmış, birikimini yatırım fonlarında değerlendirmeye çalışan kimselere kadar herkesin bu krizde büyük bir mağduriyeti var. Bu süreç hem halk nezdinde hem de Hak nezdinde, adı ‘Adalet ve Kalkınma’ olan, ‘Aydınlığa açık, karanlığa kapalı’ ilkesiyle kurulan bir partinin ve bürokrasinin en büyük imtihanıdır.”

131 fon ve yüz binlerce yatırımcı için açıklama istedi

Fonların tasfiye sürecine ilişkin kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini ileri süren Kısacık, krizin başlamasının üzerinden 28 gün geçmesine rağmen yatırımcıların durumuna ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü söyledi.

131 fonun tasfiyesi ve yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin söz konusu olduğunu belirten Kısacık, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenli basın toplantılarıyla kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini ifade etti.

Kısacık, yetkili kurumların hangi adımların atıldığını, fonların mevcut durumunu ve yatırımcıların kayıplarının nasıl giderileceğini açık biçimde paylaşmasını istedi.

Krizin yönetiminde yavaş hareket edildiğini savunan Kısacık, bazı fonlardaki paraların yurt dışına çıkarıldığı yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini belirtti.

“Heybesini dolduran soluğu İsviçre bankalarında almasın”

Fonlardaki varlıkların akıbetine ilişkin iddialara dikkat çeken Sadullah Kısacık, Ağustos ayı itibarıyla bazı fonlardaki paraların yurt dışına çıkarıldığı yönünde söylemler bulunduğunu aktardı.

Söz konusu iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Kısacık, kriz sürecindeki gecikmelerin olası varlık transferlerinin önlenmesini güçleştirebileceği endişesini dile getirdi.

Kısacık, “Krizin başlamasının üzerinden 28 gün geçti. Tasfiye edilen 131 fon ve yüzbinlerce mağdur var. Ama Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük finansal vurgunu sürecinde neden bu kadar yavaş hareket edildiği hakkında ne mağdur vatandaşlarımız ne kamuoyu net bir bilgiye sahip değil” dedi.

Kısacık, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Ağustos ayı itibariyle birçok fondaki paranın yurt dışına çıkarıldığı söyleniyor. İnşallah 17 Eylül ile başlayan ve yavaş takip edilen bu süreçte atı alan, heybesini dolduran Üsküdar’ı geçip soluğu İsviçre bankalarında almamıştır.”

“455 bin kişiyi ilgilendiren süreçte aktif kriz yönetimi göremedik”

Fon krizinin yönetilmesine ilişkin eleştirilerini sürdüren Kısacık, 455 bin kişiyi doğrudan ilgilendirdiğini belirttiği süreçte yeterince etkili bir kriz yönetimi uygulanmadığını savundu.

Fon Koordinasyon Kurulunun oluşturulduğunu ancak kurulun çalışmalarına ilişkin açıklamaların İletişim Başkanlığı tarafından yapılmasını eleştiren Kısacık, ilgili kurumların kamuoyunu doğrudan ve düzenli biçimde bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.

Kısacık, “455 bin kişiyi birinci derecede ilgilendiren bir olayda aktif bir kriz yönetimi de görmedik. Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu, kurul toplandı, çalıştı ama kurulun çalışmalarıyla ilgili açıklamayı İletişim Başkanlığı yaptı. Böyle bir kriz yönetimi olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

Yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilebilmesi için yalnızca mevcut durumun belirlenmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Kısacık, fonlardaki varlıkların izinin sürülmesi ve kayıpların geri alınmasına yönelik etkili bir mekanizmanın kurulması gerektiğini belirtti.

Kısacık'tan Ali Babacan'ın “Görev Gücü” önerisine destek

Fon krizinin çözümüne yönelik önerilerini de paylaşan Sadullah Kısacık, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan tarafından gündeme getirilen görev gücü modelinin uygulanması gerektiğini söyledi.

Kısacık, finans, bilişim ve ilgili alanlarda uzman kişilerden oluşacak güçlü bir ekibin kurulmasının, fonlardaki varlıkların takibi ve yatırımcı kayıplarının telafisi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Bu ekibin gerektiğinde özel yetkilerle donatılması gerektiğini belirten Kısacık, olası usulsüzlüklere karışan kişilerin ve bu işlemlere bilerek aracılık edenlerin araştırılmasını istedi.

Kısacık, önerisini şu sözlerle dile getirdi:

“İçinde bulunduğumuz krizin acilen güçlü bir takip ve tahsilat mekanizmasına ihtiyacı var. Bu mekanizmanın da hayata geçirilmesi için Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’ın kamuoyu ile paylaştığı üzere; işinin ehli uzmanlardan oluşan, bilişimin altyapısını en iyi şekilde kullanan güçlü bir görev gücü oluşturulmalıdır.”

“Mağdur vatandaşların hakları teslim edilmeli”

Oluşturulmasını önerdiği görev gücünün yalnızca inceleme yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kısacık, kayıpların geri kazanılmasına yönelik somut adımlar atılmasını istedi.

Usulsüzlük veya dolandırıcılık tespit edilmesi halinde sorumluların ve bilinçli biçimde aracılık eden kişilerin üzerine gidilmesi gerektiğini ifade eden Kısacık, yatırımcıların haklarının korunmasının öncelikli hedef olması gerektiğini söyledi.

Kısacık, “Bu görev gücüne gerekirse yetki verilmeli. Verilecek yetki ile hırsızların, bu dolandırıcılığa bulaşanların, varsa yakınlarının, bu dolandırıcılığa açıkça ve bilinçli olarak aracılık edenlerin üzerine sonuna kadar gidilmeli ve mağdur vatandaşların hakları teslim edilmeli” dedi.

Fon krizinin çözümünde şeffaflık, etkili denetim ve güçlü bir tahsilat mekanizmasının önemine dikkat çeken Kısacık, iktidarın ve ilgili bürokratların yatırımcı mağduriyetlerini gidermek için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Sadullah Kısacık